2000 Yılı Soruları ve Yanıtları

2000 Yılı Soruları ve Yanıtları


Sevgili dostlarım;

Cinsellikle ilgili sormaya çekindiğiniz soruları yanıtlamam için bana yazın. İsminizi belirtmenize gerek yok. Ancak cinsiyetinizi, yaşınızı, evli olup olmadığınızı ve yaşadığınız şehri yazarsanız sorunlarınızı değerlendirmem kolaylaşır. Rumuzlu sorularınızı "soruyanit@cemkece.com.tr" adresine gönderebilirsiniz. Dostluk, sevgi ve saygılarımla. Dr. Cem Keçe

Ben sekse düşkün biriyim zannımca bu bir saplantı haline geldi. Son zamanlarda çokça duyduğum sperm azalmasından korkmaya başladım. Bunun tedavisini ya da miktarını nasıl öğrenebilirim?
G.G. - Kahramanmaraş

Çok fazla cinsel aktivitede bulunmanız sanılanın aksine sperm sayısını azaltmaz, sağlık göstergesi olarak haz duygusunu arttırdı için sperm üretimini arttırır. Cinsel Tıp Derneği"nin yaptığı üreme sağlığı ile ilgili araştırmalar hayatımızın parçası olan ve her gün karşılaştığımız birçok maddenin, alışkanlıklarımızın başta sperm sayısı olmak üzere üreme sağlığına olumsuz etkileri olabileceğini göstermiştir. Sıcak havalar, sık yapılan uçak yolcukları, egzersiz yapmama, düzensiz ve tek yönlü beslenme, sigara ve alkol kullanımı, bazı ilaçlar (vücut geliştirici ilaçlar, alerji, soğuk algınlığı, öksürük, mide hastalıkları, hipertansiyon, diabet, böbrek hastalıkları ve tiroid bezi hastalıklarının tedavisinde kullanılan bazı ilaçlar, bir takım ağrı kesiciler ve antibiyotikler), uyuşturucular, cep telefonları ve telsiz telefonlar, renkli televizyonlar, elektrikli battaniyeler, ev dekorasyonu ve tamirinde kullanılan bazı kimyasallar, röntgen ışınları gibi maddeler ve alışkanlıklar sperm sayısının azalmasına yol açabilir ve üreme sağlığına zarar verebilir. Erkekte sperm sayısını ölçmek için kullanılan teste spremiogram denir ve 3-5 günlük cinsel perhizden sonra yapılmalıdır. Normal bir spremiogramda 2-5 ml hacim, 20 milyonun üzerindeki sperm sayısı, %50 hareket ve %30 normal sperm olmalıdır.
 

Size danışmak istediğim bir sorunum var: Ben nerdeyse 2 günde bir mastürbasyon yapıyorum. Bunun benim için bir zararı olur mu? F.P. " İzmir

Mastürbasyon, insanın kendi kendini cinsel doyuma ulaştırmasıdır. Eski dönemlerde mastürbasyon yapmanın imajı çok farklıydı ve zararlı olduğu sürekli vurgulanırdı. Zaman içerisinde yapılan araştırmalar sonucunda mastürbasyonun, aşırıya kaçılmadığı sürece, zararlı olmadığı tespit edilmiştir. Yani iki günde bir yapılan mastürbasyonun kişiye bir zararı olmaz, rahat olun. Ancak mastürbasyon iki tarafı keskin bıçak gibidir. Suçluluk duygularıyla ve her an yakalanma korkusuyla hızla yapılmaya çalışılırsa erkeği erken boşalmaya programlayabilir. Kişinin rahatlamasına ve kimseye zarar vermeden cinselliği yaşamasına yardımcı olduğu içinde doğaldır ve düzenli cinsel partneri olmayan bir erkek için en kolay tatmin yöntemidir.
 

24 yaşında bir bayanım ve 1 yıldır birisiyle ciddi süren bir ilişkim var. Onunla her şeyi paylaşıyoruz, hatta bir iki gün önce anal olarak cinsel ilişkiye girdik. Erkek arkadaşım ilişki sırasında oraya boşaldı ve ben hamile kalır mıyım düşüncesine kapıldım. Sizce anal ilişkide boşalma olursa hamile kalma riski var mıdır? E. T " İstanbul

Teknik olarak anal seks ile hamile kalınmaz. Ancak anal sekste çok rahatlıkla mikrop kapılabilir, makattan çıkan penisin vajinaya temizlenmeden yerleştirilmesi vajinada hastalık yapabilir. Ayrıca çok ama çok nadir olarak, boşalma sonrasında meni anüsten vajinaya doğru kayabilir ve sıçrama gebeliği olarak bilinen olaya neden olabilir. Bu nedenle hem hamilelikten korunmak hem de sağlıklı bir cinsellik için size tavsiyem; anal veya vajinal, her ilişkide kondom kullanmanızdır.
 

Kız arkadaşımla en son ilişkiye girdiğimde ikimizin de idrar yollarında yanmalar meydana gelmeye başladı. Cinsel hayatımız tam anlamıyla kusursuz fakat bu sorunu arada bir yaşıyoruz. Ne yapabiliriz? C. S İstanbul

Yaz aylarında yeterince sıvı alınmadığında böbrekler sıvı tutmak için çalışır, bu da idrarda kristalleşmelere yol açabilir. Hafif koyu sarı renkte idrar yapma ve idrar yaparken yanma bunun ilk belirtileridir. Ayrıca cinsel ilişki sırasında hijyenik olunmazsa ve sulanma azlığına bağlı vajinada tahriş olursa enfeksiyon riski her zaman vardır. Size tavsiyem sıcak yaz günlerinde sıvı alımına dikkat etmeniz, ön sevişmeyi uzun tutmanız ve klitoris uyarısı ile partnerinizin sulanmasını arttırmanızıdır.
 

Ben 19 yıldır evli olan bir erkeğim ama mutlu değilim. Sebebi de benim eşimin teninden tiksinmem, onu okşamak dahi istemiyorum, eşimin teninde herhangi bir kusur yok ama durum böyle. Buna karşın bir bayan arkadaşım var onunla hiç böyle bir sorun yaşamıyorum, tam tersi onun teninden çok hoşlanıyorum. Sizce buna sebep ne olabilir? Ten uyuşmazlığı diye bir şey var mı? K.T. / Çankırı

Dokunmayı karşı koyulamaz hale getiren feromonlar gibi hormonal, bilinçaltı süreçler gibi psikolojik ve tarafların birbirlerinin cinsel anlayışına hitap eden öğelere sahip olmama durumu gibi sosyal çerçevelerde; iki kişi arasında meydana gelen olumlu ve çekici etkileşimlere "ten uyumu" denir. Sağlıklı ve mutlu bir cinsel yaşam için ten uyumu önemlidir. Çünkü ten uyumu, kişileri birbirine yaklaştırır, güzel duyguları canlandırır, neşe ve mutluluk verir. Ten uyumunun önemli unsurları; tenin rengi, tenin kokusu, tenin verdiği his, tenin tadı ve tenin dokusudur. Her insanın teni parmak izi gibi farklıdır. Ten uyumu ve cinsellik arasındaki ilişki incelenirken "feromon" adı verilen moleküller keşfedilmiştir. Aşkı bile kontrol eden bu zerrecikler burundan havayla beraber alınarak beyne iletilir ve bir ten haberleşmesi olur. "Aşkın kokusu" olarak tanımlanan bu maddeler sayesinde kişinin ruh hali ve davranış şekilleri değişir. Eşinizle yaşadığınız ten uyumu sorununun sebebi; vücudumuzun salgıladığı feromonlar ve evlilik çatışmalarınız olabileceği gibi, bilinçdışı olarak eşinizi algılayışınızdaki sorunlarda olabilir. Hormonlarla ilişkili olan ten uyumunu; duygularınız, düşünceleriniz, alışkanlıklarınız, yetişme tarzınız ve daha birçok şey etkileyebilir. Ancak psikolojik ten uyumunu; içgüdüseldir. Kişi içgüdülerini belirleyemez ve duygularını seçemez, yardım almaz ise yönetemez ve değiştiremez. Bu nedenle size tavsiyem; eşinizle birlikte bir cinsel terapiste başvurarak, eşinize karşı hissettiğiniz tiksinme duygusunun arkasında yatan sorunun net olarak adının konmasıdır. Cinsel terapi sürecinde, tek eşli olmanız kadar; birbirinize karşı açık olmanız, neden zevk alıp neden zevk almadığınızı rahatça söylemeniz ve sorunlarını birbirinize anlatmanız da çok önemlidir. Zamanla birbirinize daha farklı bakmaya başlayacak, gerginlikten kurtulacak ve cinsel ilişkiniz doğal yoluna girecektir. Çünkü eşler farklı kültürlerden gelsede ve farklı zevklere sahip olsalar da, birbirini gerçekten seviyorlarsa, tensel uyumsuzluk karşılıklı anlayış ve sabırla çözülebilir.
 

Eşim ile 15 yıllık evliyiz. 2 çocuğumuz var. Ancak evlendiğimiz günden beri ne yazık ki eşim hiç bir zaman orgazm olamadı. İlk evlendiğimiz günlerde yaptığımız bir hata mıdır, eşimin yetiştirilme tarzından mıdır, yoksa fiziksel bir sorun mudur bilmiyorum. Ancak kadın doktorlarına göre fiziksel bir sorun söz konusu değil? Sizce ne yapmalıyım? H.G. / Samsun

Evliliğin ilk yıllarında yapılan hatalar (ön sevişmeye yeterince vakit ayırmama, klitoris uyarsında bulunmama, erkeklerde yaşanan erken boşalma ve sertleşme sorunlarına kayıtsız kalma vb.), çiftlerin kültürel ve ailesel farklılıkları; zamanla cinselliğin bir görev gibi algılanmasına yol açabilir ve orgazm olma sorunlarını ortaya çıkarabilir. Bu biz cinsel terapistlerin sık rastladığı bir durumdur. Rahat olun. Orgazm; normal bir vücut fonksiyonudur, istemli bir reflekstir ve öğrenilebilir. Orgazm sorunları ve bozukluklarının tedavisinde öncelikle; orgazm olamamayı takıntı haline getirmemek, cinsel ilişki sırasında orgazmı cinselliğin en önemli amacı ve tek hedef olarak görmemek çok önemlidir. Çünkü bu yanlışlar cinsellikten alacağınız haz duygusunu azaltacak ve ironik olarak orgazma ulaşmanızı engelleyecektir. Ayrıca ön sevişmeye yeterince vakit ayırma, erojen bölgelerin daha fazla uyarılması, Kegel egzersizleri yapma ve aşk oyunlarına yer verme gibi bir dizi önlem alınabilir. Ancak eşinizle bu sorunun üstesinde gelemezseniz, çağdaş ve yeni yöntemleri uygulayan bir cinsel terapiste başvurmanızda fayda var. Eşinizde fiziksel bir sorun olmadığı için, cinsel terapistin göstereceği yolda gerekenleri yaptığınızda, 15 yıllık evliliğinize renk gelecek ve zamanla eşiniz orgazm yaşıyor olacaktır.
 

60 yaşında dört evlilik yaşamış birisiyim. Cinselliği seviyorum ve severek bu güzelliği yaşıyorum. 35 yaşında olan son eşimden de boşandım, yeni bir eş adayı ile su günlerde flört ediyoruz. Yeni eş adayım 50 yaşında benden 10 yaş küçük. Müstakbel eşimle birlikte olmak istedik ancak penisim sertleşmedi. Son bir ay öncesine kadar hiçbir sorunum yoktu. Sizce partnerimin isteği olmasına rağmen çekingen olması buna yol açabilir mi? S.T. / Tokat

Her erkek hayatının bir döneminde sertleşme sorunu yaşayabilir. Yeni kurulan ilk ilişkilerde ve 50 yaş sonrası sertleşme sorunu eskiye oranla daha sık görülebilir. Bu normal ve doğal bir durumdur. Önceki eşinizin daha genç olması ve müstakbel yeni eşinizin de çekingen olması sertleşme sorununun ortaya çıkmasına yol açmış da olabilir. Unutmayın; sertleşme sorunu yani iktidarsızlık tanısı ancak erkeğin 3 ay boyunca cinselliği arzuladığı halde, cinsel ilişki sırasında yeterli sertliği sağlayamaması halinde konulabilir. Yaşadığınız ilk birkaç başarısızlık iktidarsızlık anlamına gelmez. Başarısızlığı kafanıza takmayın, rahat olun ve kendinizi zamanın teskin edici etkinse bırakın.
 

21 yaşındayım. Erkek arkadaşımla havuza girdim ve o havuza boşaldı acabahamile miyimdir?
G.O. / Mersin

Cinsel ilişki; havuz, küvet veya deniz gibi suyun içinde olduğunda sperm doğrudan vajina içine boşaldığı için gebe kalmak mümkündür. Çünkü spermler doğrudan vajina ve rahim ağzı ile temasta olduğundan, spermlerin dölleme yeteneği devam etmektedir. Ancak girilen havuzun içine erkeğin boşalması veya daha önceden kalan spermlerin suyun içinden vajinaya girip yumurtayı dölleme yeteneği ise yoktur. Havuzdan veya hamamdan gebe kalma düşüncesi; çok yanlıştır, hurafedir, cinsel mittir. Rahat olun. Çünkü partneriniz siz içindeyken havuza boşaldığında spermler, havuz kimyasalları ve klor bulunan bu suyun içinde en fazla 2-3 saniye yaşayabilmektedir. Bu şekilde gebe kalmak bilimsel verilere aykırıdır ve gerçek dışıdır.
 

Ben 16 yaşında bir delikanlıyım. Sorunum cinsel isteğimin çok fazla olması. Günde 2-3 kez mastürbasyon yapıyorum, bana yetmiyor. Mastürbasyon yaptıktan sonra vücudum direncini kaybediyor çok fazla terliyorum ve boyum uzamıyor. Ne yapmalıyım? Y.G. / Ordu

Cinsel organların veya vücutta diğer erojen bölgelerin, genelde boşalma oluncaya kadar, ellerin yardımı ile uyarılması anlamına gelen mastürbasyon; kişinin kendi kendini cinsel doyuma ulaştırmasıdır. Aşırıya kaçılmadığı sürece sağlık açısından bir problem teşkil etmez ve zararlı bir şey değildir. Ergenlerde penisi tahriş edecek sıklıkta ve sürekli bir şekilde mastürbasyon yapmanın ardında; kendini var etme sıkıntıları, yalnızlık, bağımlılık, koşullanma, arkadaşları tarafından dışlanma, ebeveyn baskısı gibi psikolojik sorunlar yatabilir. Mastürbasyon sonrası terleme, vücudun direncinin kırılması hissi ve boyun uzamamasını buna bağlama düşünceleri yaşanılan psikolojik sıkıntıların dışa vurulmasıdır. Rahat olun, arkadaşlarınızla ve ebeveynlerinizle ilişkinizi yeniden gözden geçirin. Gerekirse bir uzmandan yardım almaktan çekinmeyin.
 

Ben 23 yaşındayım. Boyum 1.80 ve kilom 75. Ancak penisimin boyu 11 cm ve bundan çok utanıyorum. Boyu yaklaşık 7 senedir aynı hiç gelişmiyor. Evlenince bir problem yaşar mıyım? Evlenmeden önce nasıl bir tedavi olmalıyım? Ü.K./ İstanbul

Penis uzunluğu ile kişinin boyu arasında bir bağlantı olduğu düşüncesi bir cinsel mittir, hurafedir. Penis boyu ortalama 14 cm olmakla beraber 10-18 cm arası penisler normal boyutlarda kabul edilmektedir. Penisin boyundan ziyade işlevinin önemli olduğunu hatırlatıp, normal olan penis boyunuzla barışık olmanızı ve bu durumdan utanmamanızı tavsiye ederim. Çünkü penis boyu ile barışık olmayan erkeğin, ileride erken boşalması veya sertleşme sorunları yaşaması sık rastlanan bir durumdur.
 

Ben 22 yaşında bir genç kızım. Erkek arkadaşımla birlikte sevişiyorduk ve o benim vajinamı yalamaya başladı ama dilini vajina içine sokmadığına eminim. Ancak bir müddet sonra hafif kan gelmeye başladı. Sizce kızlık zarım bozulmuş mudur? S.D. / İstanbul

Kızlık zarı vajina girişinden yaklaşık 1-2 cm içerde bulunan mukoza kıvrımıdır, doğuştan deliktir ve esnektir. Vajinaya bir şey sokulmadan yapılan oral seks yani erkeğin kadın cinsel organlarını yalaması ve emmesi, bakirelerde kızlık zarına zarar vermez, rahat olun. Sizin yaşadığınız hafif kan gelmesi durumu ise, partnerinizin aceleci ve sert tutumlarından olabilir. Çünkü vajina dudakları, klitoris ve vajina girişi çok hassas yapılardır.
 

14 yaşındayım boyum 1.80 penisimin uzunluğu 17 cm sizce penisim küçük mü?
D.L. / Konya

Penis uzunluğu ile kişinin boyu arasında bir bağlantı olduğu düşüncesi bir cinsel mittir, hurafedir. Ergenliğe ulaşmış bir erkeğin penisinin ortalama uzunluğu sertleşme halinde 10 cm"den kısa olmamalıdır. Penis boyu ortalama 14 cm olmakla beraber 10-18 cm arası penisler normal boyutlarda kabul edilmektedir. Yani sizin penis boyunuz normal.
 

23 yaşında bayanım daha önce cinsel deneyim yaşamış olmama rağmen şu anda bununla ilgili herhangi bir istek ve arzu duymuyorum. Acaba daha önce yaşadıklarımla ilgili psikolojik bir sorun içerisinde olabilir miyim? E.A. /Bursa

Kadınlar arasında en sık görülen cinsel işlev bozukluklardan biri olan cinsel isteksizlik; uygun bir cinsel eşin olmaması, kişinin olası erkek partner ile ilgili olumsuz düşünce ve hisleri, katı dini ve ahlaki inançları, sosyal durumu, yaşı, mesleği, cinsellikle ilgili kültürel normları, yeterli özgüveninin olmaması, cinsellikle ilgili önceki olumsuz deneyimleri, cinsellik dışındaki alanlarda da iyi bir ilişkisinin olmaması gibi birçok kriteri içinde barındırmaktadır. Bu açıdan bakıldığında aşırı stresli olmanız, beden şekli ile ilgili kaygılarınız, yaşadığınız cinsel travmalar, göç veya taşınma gibi önemli yaşam olaylarınız, cinsel ilişkide bulunmayı bir suç veya günah olarak algılamanız, anksiyete ve depresyon gibi psikolojik nedenler, sizde cinsel isteksizlik yapmış olabilir. Size tavsiyem olası çekici cinsel partnerlere yönelik dikkatinizi arttırın, yazılı veya görsel erotik materyallere karşı daha ilgili olun, cinsel içerikli fanteziler kurun ve derinlere bastırdığınız cinsel etkinlikle ilgili arzularınızın farkında olmaya çalışın.
 

Ben 8 senelik evliyim, 7 yaşında bir çocuk annesiyim. Evliliğim süresince cinsel birliktelikte hiç orgazm yaşamadım ve de nasıl bir şey olduğunu bilmiyorum. Hele doğum yaptıktan sonra cinsel isteksizlik oldu. Eşimi çok seviyorum buna nasıl bir çare bulabilirim? S.Ö. /İzmir

Mutlu bir birliktelik için önemli unsurlardan biri her iki tarafı da mutlu kılan ve her yönden tatmin eden bir cinsel ilişkidir. Mutluluk veren bir sevişme eşleri daha huzurlu, daha mutlu ve çevrelerine karşı daha sevecen yaparken, birbirlerine daha çok bağlar, yakınlaştırır ve onları bütünleştirir. Sevişme öncesi eşi çıplak olarak görme, tatma, dokunma, işitme yani eşin sesini duyma, koku gibi cinsel uyarı veya düşünceler ile başlayıp beyin ve vücudun ortak hareket etmesi sonucu yaşanan zevk anına "orgazm" denir. Orgazm hem bedensel hem de ruhsal olarak algılanan cinsel yanıtın son aşamasındaki 15-20 kasılmayla beraber hoş bir histir, tüm vücuda yayılan bir ılıklık duygusudur ve normal bir vücut fonksiyonudur. Ayrıca orgazm öğrenilebilir istemli bir reflekstir. Bu nedenle size tavsiyem, orgazmı cinselliğin en önemli amacı olarak görmekten vazgeçin, ön sevişmeye ağırlık verin, yaygın, ritmik, kesintisiz ve yeterli süre klitoris uyarısı yapması için eşinizi teşvik edin, başta meme uçlarınız, kulak arkalarınız, bacaklarınızın iç yüzleri olmak üzere tüm erojen bölgelerinizin eşiniz tarafından uzun süre uyarılması için ondan talepte bulunun, sizin üstte olduğu cinsel pozisyonları deneyin, dokunmanın verdiği hazza odaklanın ve eşinizde erken boşalma, sertleşme sorunu varsa tedavi olması için onu bir cinsel terapiste yönlendirin. Bu şekilde başarı elde edemezseniz eşinizle birlikte bir cinsel terapiste başvurmaktan da çekinmeyin.
 

10 yaşlındaki bir çocuğun porno sitelerine zaman zaman girmesi ruhsal bozukluk yaratır mı?
Ç.D. / Çanakkale

Doğru ve doğal cinsel bilgileri içermeyen porno siteleri, gençlerin ve çocukların ruhsal sağlığına zarar verebilir. Çünkü her şeyin aşırısı zarardır. 10 yaşındaki bir çocuk niye porno sitelerine girer? Eğer çocuk evinde ailesiyle sağlıklı bir iletişim kuramıyorsa, kendi kimliğine saygı duyulmuyorsa, sosyal anlamda kendini geliştirememişse, yalnızsa ve enerjisini boşaltacak aktiviteler yapamıyorsa porno sitelerine yönelebilir. Size tavsiyem; çocuğunuzla daha fazla ilgilenin, ona özel ve değerli olduğunu hissettirin, porno siteleri kötü diye yasaklayarak değil, tartışarak, anlayacağı bir dilde zararlarını anlatarak kendi seçimini doğru olarak yapmasını sağlayın. Çünkü yasaklar her zaman caziptir. Pornonun gerçek cinselliği ifade etmediğinin ve ilerideki cinsel yaşamına olumsuz etkileri olabileceğinin altını çizin. Çocuğunuza doğru cinsel bilgiler verirseniz, pornoya ihtiyaç duymaz. Merak ettiği bir şeyler varsa, bunu size danışmasını, sizin onu yargılamadan en doğru bilgiyi vereceğinizi söyleyin, onu kendinizden uazaklaştırmadan, bu konudaki samimiyetinize inandırın. Ayrıca çocukların zararlı sitelere girmesini engelleyen "web sense" adı verilen programlar var, bilgisayarına yükleyebilirsiniz.
 

Ben 50 yaşlarında Akdeniz bölgesinde yaşayan bir erkeğim. Ben uykuda iken, cinsel organ genelde bayağı ve sürekli sert oluyor. Bunu uyanmaya çalışırken hissediyorum. Tam uyandığım vakit ise sertleşme kayboluyor. Hatta cinsel ilişkide bu kadar ve uzun süreli sertleşme sağlayamıyorum. Sebebini ne olabilir? B.Z. / Hatay

Yaşlanma ile cinsel fonksiyonlar azalmaktadır, bu doğal ve normal bir durumdur. Sertleşme sorunu yaşlanmanın kesin bir sonucu değildir; başarısızlık korkusu, evlilik sorunları, cinsel bilgisizlik, depresyon, stres, anksiyete ve yaşlanmanın yarattığı psikolojik baskının bir sonucudur. Psikolojik sertleşme sorunu yaşayan erkeklerde sabah sertlikleri sık görülür. Rahat olun ve yaşlanmayı kafanıza takmayın. Ancak yaşla birlikte yüksek tansiyon, diyabet, kalp damar hastalıkları gibi kronik hastalıklar, erkeklik hormonu olan testosteron düzeyindeki düşüklük, depresyon, stres, sağlıksız yaşam koşulları, sigara kullanımı, alkol bağımlılığı, kullanılan bazı ilaçlar, kolesterol ve trigliserit gibi kan yağlarındaki yükseklik, prostat hastalıkları ve ameliyatları gibi nedenlerde sertleşme bozukluğuna yol açabilir. Cinsel check-up yaptırmanızı tavsiye ederim.
 

15 yıllık evli bir erkeğim. İki erkek çocuğum var. Eşime cinsel isteğim hiç azalmadı. Ancak ilk günlerden beridir eşimin yanında cinsellik aklıma geldiğinde ve konuştuğumuzda ben hemen hapşırıyorum. Bunun sebebi ne olabilir? E.D. / Ankara

Hapşırma; burun iç yüzeyinin uyarılmasıyla havanın gürültülü ve hızlı bir şekilde burun ve ağızdan çıkarılmasıdır. Hapşırmanın detayları tam bilinmese de, hapşırırken karın bölgesi ve beyin ağırlıklı olmak üzere vücutta büyük bir basınç ortaya çıkar. Bu basınç nedeniyle kalp damarlarına ve genital bölgeye yoğun kan gider. Bazı riskler taşısa da genital bölgeye kan gitmesini sağlayan hapşırma cinsellik için faydalı olabilir. Hapşırmanın sıkça görüldüğü saman nezlesi olarak bilinen mevsim alerjisi de; cinsel hayatı olumsuz etkileyebilir ve seks isteğinde azalmaya yol açabilir. Eşinizin yanında cinsellik aklınıza geldiğinde veya cinsel içerikli konuştuğunuzda hemen hapşırmanız ise; bir tesadüfün alışkanlık haline gelmesidir, herhangi bir bilimsel nedeni yoktur.
 

24 yaşında bir erkeğim ve mastürbasyon yaparken bir erkek hayal ediyorum. Sizce ben bir gay miyim? T.A. / Ankara

Kişinin kafasında cinsel coşkuyu arttıracak nitelikte bir takım hayaller canlanmasına cinsel fantezi diyoruz. Cinsel fantezi kurmak ise; her istenilenin gerçekleştirilemediği gerçek dünyada, dozunda kaldığı sürece, cinsel istekleri tatmin için gidilebilecek en masum, en zararsız ve en güzel yollardan biridir. Erkekler cinsel fantezilerinde genellikle hayatlarında hiç denemedikleri veya deneyemeyecekleri şeyleri hayal ederler, buna eşcinsel fanteziler de dâhildir. Yani cinsel fantezilerin konusu genelde kişinin normal yaşantısına aykırıdır. Bu nedenle suçluluk hissedilebilir. Ancak hayalde canlandırılan şey, gerçek hayatta bunu istemek anlamına gelmez. Eyleme geçmedikten sonra kişi gay değildir. (Eşcinsel; kendi cinsine ilgi duyan kişidir, gay ise eşcinsel erkektir.) Ayrıca cinsel fanteziler cinsel uyarılma sağlamak, haz duymak ve orgazm olabilmek için zorunlu olduğunda, tekrarlayıcı bir yapıya büründüğünde, sabit bir düşünce veya davranışa dönüştüğünde cinsel sapkınlık söz konusu olabilir. Sonuç olarak eyleme geçirilmediği sürece cinsel fanteziler zararsızdır ve cinselliğe renk katan doğal durumlardır. Sizin mastürbasyon yaparken bir erkeği hayal etmenizde sorun yok. Ancak bu durum sizi çok rahatsız ederse cinsel danışmanlık hizmetinden faydalanabilirsiniz.
 

22 yaşındayım. Hiç ilişkiye girmedim. Acaba kadınların mastürbasyon yapması ileride cinsel açıdan bir problem oluşturur mu? Bir de sadece mastürbasyon yaparak hamile kalınabilir mi? B.K. /İstanbul

Cinsel organların ve vücutta diğer erojen bölgelerin, genelde boşalma oluncaya kadar, ellerin yardımı ile uyarılmasına mastürbasyon denir. Eğer kişinin cinsel partneri yoksa arzu ettiği sürece, hissettiği sıklıkta mastürbasyon yapabilir ve aşırıya kaçılmadığı sürece cinsel sağlık açısından bir problem teşkil etmez, ileride sorun yaratmaz. Aksine ayıp değil bir gereklilik olan mastürbasyon kadında rahatlamayı ve gevşemeyi sağlar. Mastürbasyonu gerçek cinsel ilişkiye tercih etmek, takıntı haline getirmek, bu nedenle arkadaşlıklar kuramamak ve sürdürememek, toplumdan ve sosyal aktivitelerden uzaklaşmak aşırıya kaçıldığının göstergeleridir. Bakire olan kadınlar genelde klitorislerini elle okşayarak, bacaklarını sıkıştırarak, göğüslerine dokunarak, duşta basınçlı suyu klitorislerine tutarak veya zevk verebilecek bir şeye sürtünerek mastürbasyon yaparlar. Bunun kızlık zarına hiç bir zararı yoktur. Ayrıca mastürbasyon yaparak hamile kalınmaz. Hamilelik için erkeğin sperm adı verilen yumurtasının vajinaya girerek kadın yumurtasını döllemesi gerekir.
 

Eşimde günümüzde çok yaygın olan HPV 18 virüsüne rastlandı. Kendisi lazer ve diğer yöntemlerle tedavisini oldu ve virüs temizlendi. Eşime bu virüsü büyük ihtimalle benim bulaştırdığımı düşünüyorum, penisimin alt kısımlarında gözle zor görülebilen ufak beyaz siğiller var ve herhangi bir şikâyetim yok. Araştırdığım kadarıyla HPV 18 erkekte belirti vermezmiş, peki benim bu durumda enfekteysem tedavim nasıl olacak? Eşime yine bulaştırma durumum var mı? K.A. / İstanbul

HPV (Human Papilloma Virus) genital bölgede enfeksiyon yapan ve kondilom adı verilen siğil şeklinde kitlelerin oluşumuna neden olan bir virüstür. HPV vücuda girdiğinde hücrelerin içine yerleşir ve zaman zaman vücut direncinin düştüğü dönemlerde alevlenmelere yol açabilir. Bu yüzden HPV enfeksiyonu kesin tedavisi olmayan, kronik seyreden cinsel yolla bulaşan bir hastalık olarak kabul edilir. Size tavsiyem penisinizin alt kısımlarında gözle zor görülebilen ufak beyaz siğiller için bir hekime başvurmanız ve tedavi olmanızıdır. Tedavide üstteki deriyi içindeki HPV virüsüyle birlikte ortadan kaldıran, kurutan, bağışıklık sistemi düzenleyen anti-viral ilaçlar, cerrahi olarak çıkartma, kriyoterapi (siğili dondurarak tedavi etme) ve elektrokoterle yakma gibi yöntemler kullanılabilir. Tedavi olmazsanız eşinize tekrar bulaştırabilirsiniz. Ancak HPV virüsünü eşiniz kapar kapmaz hemen genital siğil ortaya çıkmaz. Belirtilerin ortaya çıkması genellikle birkaç ayı, bazen yılları bulabilir.
 

Ben 17 yasındayım sporla uğraştığım için mastürbasyon ve ilişkiye girmem yasak. Ancak sık sık değişik partnerlerle bunu yaşamaktan kendimi alamıyorum. Sonraki gün bacak kaslarım acıyor ve baş ağrısı çekiyorum? Ne yapmalıyım? İ.M. / İzmir

Kişinin kendi kendini tatmin etmesi anlamına gelen mastürbasyon; güçsüz bırakan, bacak kaslarını ağrıtan veya baş ağrısı yapan bir olay değildir, cinsellik içgüdüsünden kaynaklanan bir davranıştır. Çünkü mastürbasyonun hiç bir fiziksel kötü tesiri yoktur, aksine rahatlamayı ve gevşemeyi sağlar. Halk arasında söylenen "sivilce yapar", "gözlerin kör olur", "ileride çocuğun olmaz", "baş ağrısı yapar", "bacakların ağrır" gibi sözler tamamen uydurmadır, cinsel mittir. Rahat olun, kafanıza bunları takmayın.
 

Ön sevişmenin süresi ne kadar olmalıdır?
D.L. / Samsun

Kısa tutulan bir ön sevişme cinselliği olumsuz etkilediğinden, ön sevişmenin süresi olabildiğince uzun olmalıdır. Çünkü cinselliğin %90"nı dokunulmaktan haz almak ve dokunarak haz vermektir, yani sevişmektir. Geri kalan %10"luk kısmı yani penisin vajinaya girmesini sorunsuz yaşamak için uzun bir ön sevişme gerekir. Bu sayede çiftler hem kendilerini ve partnerlerini keşfedebilir, hem de daha kolay orgazm olabilirler. Kadın ve erkeğin uyarılma süreleri genelde farklıdır, kadınlar erkeğe oranla daha geç uyarılırlar. "Cinselliğin başlangıcı iyi olmalı ki devamı ve sonucu da iyi olabilsin" mantığından hareketle, 15-30 dakikalık ön sevişme yeterli görülmektedir.
 

Çocuğum 5 yaşında ve mastürbasyon yapıyor. Annesini görünce bile duygulandığını söylüyor. Ne yapmalıyım?
K.T. / Şanlıurfa

Çocukların merak duygusundan ve cinsel organlarını keşfetme dürtülerinden dolayı, cinsel organları ile oynayarak kendilerini uyarmaları oldukça sık rastlanan bir durum olsa da; aileleri tedirgin eden bir durumdur. Ancak anne-çocuk ilişkisi çok iyi değilse, çocuk yeterince enerjisini harcayamıyorsa, arkadaş ilişkileri iyi değilse, evin içi gerginse, çocuk mutsuzsa ve çok yalnız kalıyorsa, sosyal etkinlikleri azsa, mastürbasyon davranışına ebeveynler sert tepki gösteriyor ve cezalandırıyorsa çocuklar sık mastürbasyon yapabilirler. Çünkü bu şekilde annenin ve babanın ilgisini üzerinde tutmuş olurlar. Mastürbasyon devam ettiğinde, ebeveynler çok huzursuz olur, çünkü sınırlarını tam oluşturamayan çocuk bunu her yerde yapmaya devam eder. Size tavsiyem; cinsel organların mahrem yerler olduğunu ve mastürbasyonu herkesin arasında yaptığında hoş durmadığını çocuğunuza anlatmanızıdır. Ama en önemlisi de çocuğunuzla aranızdaki ilişkiyi, yukarıda saydığım noktalara dikkat ederek, tamir etmeniz gerekiyor. Çözüm alamazsanız bir uzmandan destek almaktan çekinmeyin.
 

40 yaşında yalnız yaşayan dul bir kadınım. Son 5 yıldır seks hayatımda yok. Sizce erken menopoza girer miyim?
C.L. / İzmir

Ülkemizde ortalama menopoz yaşı 50 olarak saptanmıştır. Kadınların bir kısmı 60 yaşından sonra ve bir kısmı da 40 yaşından önce menopoza girmektedir. 40 yaşından önce menopoza girmeye erken menopoz denir. Buna doğuştan yumurta oluşturacak hücre sayısında azlık, geçirilen çeşitli hastalıklar, cinsel hayatta karşılaşılan sıkıntılar, aktif olmayan bir cinsel hayat, büyük üzüntü ve stresler, kullanılan çeşitli tedavi yöntemleri ve ilaçlar (kanser tedavisi ilaçları ve radyoterapi yöntemleri) neden olabilir. Menopoz yaşını belirleyen en önemli etken ise genetik faktörlerdir. Ayrıca sigara kullanımı gibi çevresel etkenlerde menopoz yaşını etkileyebilmektedir. Size tavsiyem aktif bir cinsel hayatınız olmasa bile cinsel fanteziler ve mastürbasyon ile cinselliği yaşamanızdır. Bu size güven ve huzur verecektir.
 

Eşimle aynı yaştayız. 55 yaşındayım. 22 yıllık evliyiz ve artık seks benim için çok da çekici değil, ama o düzenli olarak seks istiyor. Erkeklerin seks hayatı ne zaman yavaşlar. Evliliğimiz zarar görmesin diye kendimi zorluyorum ama bu sürekli devam etmez. Sizce cinsel gücü artırıcı ilaçlar kadınlara karşı da etkili mi, kadın viagrası kullanmalı mıyım?
M.O. / İstanbul

Cinsellik insan yaşadıkça devam eden bir süreçtir ve asla bitmez, sadece şekil değiştirir ve yaşa uygun hale gelir. Kadınların cinsel dürtülerinin ortaya çıkışının çok karmaşık bir yapısı vardır, büyük ölçüde zihinsel ve ruhsal etkenlerle biçimlenir, her şeyden önce duygu içerir. Genellikle vajinadaki kan damarlarının gevşemesine yardımcı olarak, cinsel uyarı sırasında kanın vajinaya akımını sağlamak suretiyle etki gösteren ve kadın viagrası olarak adlandırılan tüm ürünler, %100 etkilidir diyemeyiz, üretici firmaları da diyemez. Ama kullanmanızda bir sakınca yok, deneyebilirsiniz. 22 yıl boyunca günlük olaylarda dile getirmediğiniz kızgınlıklarınız cinsel alana yönelip eşinize karşı ilginizin yitirilmesine yol açmış ve cinsel ilişki herhangi bir ev işinden farksız duruma gelmiş olabilir. Size önerim; öncelikle cinsel yaşamınızı gözden geçirmeniz, nerde yanlış yaptığınızı tespit etmeniz ve dokunmanın verdiği hazza odaklanmanızdır. Ayrıca korkularınızı, belirsizliklerinizi, utançlarınızı, şüphelerinizi ve hayal kırıklıklarınızı eşinizle paylaşın, romantizmi yeniden keşfedin, aşk oyunlarına ve iletişiminize önem verin. Çünkü insanların en büyük cinsel organı, hangi yaşta olurlarsa olsunlar, beyinleridir, sonrasında deriyle kaplı vücutları, penis veya vajinaları gelir.
 

Ben 15 yaşında bir erkeğim neredeyse iki günde bir mastürbasyon yapıyorum, spermim biter mi?
K.A. / Batman

Kişinin düzenli seks partneri veya hiç partneri yoksa, arzu ettiği sürece, hissettiği sıklıkta mastürbasyon yapabilir. Bu doğal ve normal bir durumdur. Ayıp değil bir gerekliliktir. Genellikle ergenler arasında taraftar bulan; "çok yaparsan spermin biter" sözü; "mastürbasyon sivilce yapar", "mastürbasyon yaparsan gözlerin kör olur", "mastürbasyon yaparsan ileride çocuğun olmaz" sözleri gibi tamamen uydurmadır, hurafedir.
 

Ben 24 yasında evli bir erkeğim, eşimle cinsel ilişkimiz iyi. Acaba cinsel ilişki sırasın eşimin içine birden fazla boşalsam sorun olur mu? Hamile kalırsa çocuğum ikimiz mi olur?
E.E. / İzmir

Cinsel ilişki, insanların üreme şeklidir, soyun devamını sağlamakla birlikte, sırf cinsel tatmin için de uygulanır. Genelde boşalma işlemi ile birlikte, sperm içeren meni, vajinanın içine bırakılır ve sırasıyla rahim ağzı, rahim ve son olarak da tüplere iletilir. Tüplerde verimli bir yumurta hücresi var ise, döllenme gerçekleşir. Her bir boşalma döllenme şansını arttırır, asla sorun yaratmaz. İkiz bebek ise ayrı bir konudur, birden fazla boşalma ikiz bebek oluşturmaz.
 

Ben 23 yaşında bir erkeğim. Sorunum; mastürbasyon yaparak hayatımda hiç boşalamadım, ancak rüyalanma yolu ile boşalabiliyorum ve hiç ilişkiye girmedim. Tedavi olmalı mıyım?
G.Ş. / Diyarbakır

Mastürbasyon yaparak boşalamayan bir erkekte, boşalma bozukluğu var demektir. Cinsel terapi ile bunun arkasında yatan nedenlerin ortaya çıkarılması ve çözüme kavuşturulması gerekir. Ayrıca genç erkeklerde irade dışı düş azması adı verilen ve kişinin elinde olmadan uykuda boşalması durumları sık yaşanır. Bu durumda erkekler "hamamcı olduk", "kayadan düştük" veya "rüyacı olduk" deyimlerini kullanırlar. Gece rüyada boşalma tamamen normal bir fiziksel olaydır, bir hastalık değildir. Ancak günlük yaşamda, bedensel gereksinimleri karşılayacak sıklıkta mastürbasyon yapmayan veya eşli cinsel etkinliklere giremeyen, aşırı kuralcı ve katı eğitim gören, gün boyunca aşırı cinsel uyarılmalar alan, uykuda cinsel organına fazlaca dokunan ve giyilen dar çamaşırların uyarmasına maruz kalan erkeklerde daha sık görülür.
 

16 yaşımdayım ve göğüslerim çok küçük bundan çok rahatsız oluyorum. Erkek arkadaşım da benimle dalga geçiyor. İlaç veya herhangi kimyasal bir şey de kullanmak istemiyorum. Sizce ne yapmalıyım?
S.G. / Trabzon

Ergenlik döneminde kişiler bedenlerine çok takarlar, normaldir. Ayrıca bu dönemde fark edilme ve takdir edilme ihtiyacı vardır. Bu ihtiyacınızı aile içinde gideremediğiniz için, farklı arkadaş gruplarında veya partner ilişkilerinde gidermeye çalışmanızda normal bir durum. Göğüslerinizin nasıl göründüğüne önem vermeniz ve onları büyütme fantezileri kurmanız, sizin için önemli bir kaygı kaynağı oluşturmuş olsa da, başarmanız gereken tek şey, bedeninizi olduğu gibi kabul etmektir. Çünkü siz kendinizi nasıl hissederseniz başkaları da sizi öyle görecektir. Erkek arkadaşınıza, sizinle dalga geçmesinden rahatsız olduğunuzu ve bu durumun sizi üzdüğünü net bir dille iletin. Ama şunu unutmayın; zamanla kendi bedeninizle barışacak ve sizi siz olduğunuz için kabul edecek ve değer verecek erkeklerin, doğru seçim olduğu, olgunluğuna erişeceksiniz.
 

10 yaşımda üvey babamın cinsel tacizine uğradım. Çok severek evlenmeme rağmen, cinsel hayatım yok. Eşim bana karşı çok anlayışlı ancak ben de mutlu bir cinsel hayat yaşamak istiyorum. Terapiye gitsem durumum düzelir mi?
H.O. / Aydın

İstenmeyen cinsel mağduriyeti ve cinsel yönden istismarı ifade eden cinsel taciz; kişilerin zorla ya da kandırılarak cinsel ilişkiye zorlanmaları veya cinsel uyarılara yönelik davranışlara maruz kalmalarını içerir. Dolaylı olarak cinsel ilişki teklifi, cinsel organların gösterilmesi ya da izlenilmesi durumu da söz konusudur. Cinsel taciz kurbanlarının tipik tepkileri; aşağılanma, utanç, şaşkınlık, sıkıntı ve öfkedir. Uzun vadede ise cinsel isteksizlik, vajinismus, ağrılı cinsel ilişki, cinsellikten tiksinme, anksiyete, depresyon ve değişik fobiler ile giden birçok rahatsızlık ortaya çıkabilir. Ancak sağlıklı ve mutlu bir cinsel yaşama kavuşmanız mümkündür, rahat olun. Bir cinsel terapiste başvurarak cinsel terapi aldığınızda, yaşadığınız cinsel tacizin izlerini silebilir ve yaşam boyu ağır izler bırakacak bir ruhsal sorun halini almasını engelleyebilirsiniz.
 

Çok aktif bir cinsel hayatım var. Her gün ve gün içersinde de zaman zaman birkaç kez değişik partnerlerle seks yapıyorum. İşimle ilgilenmem gereken zamanlarda da sürekli seks fantezileri kuruyorum. Bu durum iş performansımı ve sosyal hayatımı olumsuz etkilediğinden sürekli iş değiştiriyorum. Sizce nasıl bir tedavi programına katılmalıyım?
T.L. / Kayseri

Yazdıklarınızdan hiperseksüalite adını verdiğimiz psikolojik kökenli cinsel bir rahatsızlık yaşadığınız anlaşılıyor. Hiperseksüalite doyumsuzluğa varan aşırı seks düşkünlüğüdür. Biz cinsel terapistlere göre hiperseksüalitenin sınırı 6 aydan uzun bir süre tek eşli ilişkiye dayanamamaktır. Normalin üzerinde cinsel ilişki kuran ve seçici olamayan bu erkekler, cinsellikle ilgili düşünceleri sürekli beyinlerinde bulundururlar ve sıkça cinsel fanteziler kurarlar. Hiperseksüel erkekler kendi sosyal konumlarına, saygınlıklarına, bulundukları ortama uygun olmayan cinsel ilişkilere sık girerler ve hayatları boyunca beraber olmayacakları insanlarla birtakım cinsel ilişkiler yaşarlar ve zamanla bundan suçluluk duymaya başlarlar. Çünkü aşırı seks düşkünlüğü cinsellik dışı tüm duyguları baskılar, iradeyi, aklı ve ahlaki değerleri ayaklar altına alıp, kişiyi yalnızca kadınların peşinde koşan biri hale getirebilir. Bu nedenle hiperseksüalitenin tedavisi zordur ama imkânsız değildir. İlk aşamada böyle bir sorununuz olduğunu kabul etmeniz, çok güvendiğiniz bir arkadaşınıza veya aile yakınınıza bu sorununuzu açmanız ve destek istemeniz çok önemlidir. İkinci aşamada ise cinsel terapi almak için iyi bir cinsel terapiste başvurmanız gerekir. Cinsel terapi sürecinde dengeli bir ruh haline ulaşmanız ve yaşadığınız sıkıntıları giderebilmek için birtakım ilaçlar kullanmanız gerekebilir. Tedaviniz minimum 6 ay sürer.
 

Ben 50 yaşındayım ve evliyim. Eşim ise 56 yaşında ve ikimizin de ikinci evliliği. Ancak ilk günlerden beri eşimin cinsel isteği çok fazla. Onun bu arzularını kaldıramıyorum. Eşimin cinsel gücünü azaltmak için ne yapabilirim? Böyle bir şey evliliğimizi de olumsuz etkiler mi? G.K. / İstanbul

Kişinin karşı cinsle ilişkiye girme arzusu olan cinsel istek; genellikle testosteron hormonunun yaşla azalmasıyla birlikte azalma eğilimi gösterir, ancak bir genelleme yoktur. Azgın Teke Sendromu diye adlandırdığımız bir hastalığa yakalanan erkeklerde ileri yaşlara rağmen cinsel istek hat safhada olabilir ve sizinde rahatsız olduğunuz aktif bir cinsel hayat sürdürebilirler. Size tavsiyem eşinizden hoşlanmama veya cinsel ilişki sırasında acı duyma gibi bir durum yoksa yaşadığınız rahatsızlığı eşinizle açıkça konuşmanızdır. Çünkü yaşlanmaya başlayan, bedenini ruhsal dünyasında kabul edemeyen veya içine sindiremeyen cinsel bilgileri kulaktan dolma erkek; direnç olarak cinselliğini daha çok kullanmaya çaba gösteriyor olabilir. Psikolojik ve sosyokültürel durumuna bağlı olarak cinselliğine ve cinsel rolüne aşırı anlam yüklemiş, anlamsız bir var olma çabasına girmişte olabilir. Cinsel faaliyetlerinin azalmaya başladığı gerçeğinden rahatsız olan erkek; çevresine cinsel hayatında bir değişiklik veya herhangi bir azalma olmadığını, eskisi gibi devam ettiğini göstermek çabası içinde de olabilir. Eşinize karşı anlayışlı olun, zamanın teskin edici etkisine sorunu bırakın, ona ayak uydurmaya çalışın, hatta bu durumu lehinize çevirip cinsellikten daha fazla haz duymayı öğrenin, bu sizin için yeni ve faydalı bir süreç olabilir.
 

Balayından sonraki günlerde eşim cinsel hayatımızın renklenmesi için porno filmler izlemeye başladı. Zaman zaman bende ona katılıyorum. Ancak bundan hiç keyif aldığımı söyleyemem. Ancak onun istekleri her geçen gün farklılaşıyor. Bu durumdan onu nasıl vazgeçirebilirim? K.S. / Sinop

Erkekler bazen eşlerinin kendileri gibi ne istediğini bilen ve direk hedefe yönelen kadınlar olmasını isterler. Bu nedenle cinsel hayatın renklendirilmesi için porno filmler izlenmesi sık rastlanan bir durumdur. Ancak doğru ve doğal cinsel bilgileri içermeyen porno filmler, çiftlerin ruhsal sağlığına zarar verebilir ve cinsel beklentilerin farklılaşmasına yol açabilir. Bu da evlilik ilişkisinde tamiri zor yaralar açabilir. Çünkü her şeyin aşırısı zararlıdır. Size tavsiyem; cinsel hayatınıza renk katmak için inisiyatifi elinize alın, sevişmeyi siz başlatın, eşinize rutinin dışında farklı zevkler yaşatmaya çalışın. Eğlencenin, erotizmin ve bunların getireceği yakınlığın elinizin altından kayıp gitmesini izlemek yerine eşinizin makul olan isteklerinin tadını çıkarmaya çalışın. Evlilik ilişkinizin sağlığı açısından rutin işlerinize gösterdiğiniz özeni eşinize de göstermeye çalışın ve balayı dönemlerinde yaşadığınız heyecanları, birlikte olduğunuz dönemlerde biriktirdiğiniz deneyimlerle zenginleştirerek onunla birlikte olmaya çalışın. Zamanla ilişkiniz dengeye gelecek ve eşiniz aşırı beklentilerinden vazgeçecektir.

Bursa Psikolog Bursa Cinsel Terapi Aile Danışmanlığı Bursa Vajinismus Adana Vajinismus Adana Psikolog adana aile danışmanlığı Denizli Psikolog