Alzheimer Hastalığı

"Önceleri bir şeylerin yolunda gitmediğini hisseder veye fark edersiniz ve sizden başka kimse anlayamaz veya farkedemez. Sonra siz ve herkes farkeder veya bir şeylerin yolunda gitmediğini anlar. Ancak daha sonra artık siz farketmezsiniz."

UNUTANLARI UNUTMAYALIM !!!

Alzheimer Hastalığı Nedir?
Düşünce kontrolü, hafıza ve konuşma yetisi gibi bazı fonksiyonların yer aldığı beyin bölümünde, karmaşık mesajları milyonlarca sinir hücresi arasında taşıyan kimyasalların düzeyinin azalması ve sinir hücrelerinin yok olması ile, normal düşünme ve hafıza yetilerinin kaybolduğu, kronik ve ilerleyici bir hastalıktır.

Alzheimer adını, Alman bir doktor olan Dr. Alois Alzheimer"den almıştır. Dr. Alzheimer, olağandışı bir zihinsel hastalık sonucu yaşamını yitiren bir kadının, beyin dokularında birtakım değişiklikler meydana geldiğini farketmiştir ve hastalığı ilk kez teşhis etmiştir.

Alzheimer hastalığı en yaygın olarak görülen demans yani bunama nedenidir.

Tanı
Günümüzde bilim adamları, Alzheimer hakkında her gün daha fazla şey öğreniyorlar fakat yine de hastalığın nedeni ve ilacı şu ana kadar bulunamadı.
Nörolojik ve İletişimsel Bozukluklar ve İnme Ulusal Enstitüsü, Alzheimer Hastalığı ve İlişkili Bozukluklar Birliği ölçütlerine göre; hastanın öyküsüne, zihinsel işlevlerinin testlerle değerlendirilmesine ve diğer demans nedenlerini eleme amacıyla uygulanan klinik testlere dayanır.

Kesin Tanı
Beyinin mikroskop altında incelenmesidir.

10 Uyarıcı Belirtisi
*Mesleki yetenekleri ve aktif hayatı etkileyen bellek kaybı,
*Günlük olağan işleri yürütmede güçlük,
*Dil ve konuşma ile ilgili sorunlar,
*Zaman ve mekanla ilgili oryantasyon bozukluğu,
*Zayıf veya azalmış yargılama yeteneği,
*Soyut düşünme ile ilgili sorunlar,
*Nesneleri yanlış yere koyma,
*Duygu durum veya davranış değişiklikleri,
*Kişilik değişiklikleri ve
*İnsiyatif kaybı.

Yaş ve Cinsiyet
Alzheimer, genellikle 65 yaşından sonra etkisini göstermeye başlar ve hastalık riski bu yaşla birlikte artar. Daha genç insanlar da Alzheimer"e yakalanma riski altındadır. Rakamlara baktığımızda, erkek ve kadınların genellikle %3'ü 65 ile 74 yaşları arasında, yarısı 85 ve daha üzeri yaşlarda bu hastalığın pençesine düşebiliyor. 40-50 yaşlarında başlar, toplumun yaşlanma oranının artması ile görülme sıklığı artar.

Semptomlar
Alzheimer hastasında hafıza kaybı, kişilik ve davranış değişiklikleri, düşünme ve yorumlamada bozulma, konuşurken doğru kelimeleri bulmada güçlük, bazı işleri doğru sırayla yapmada zorlanma gibi bulgular görülür. Bu bulgular zamanla daha da kötüleşir ama kötüleşmenin hızı hastadan hastaya farklılık gösterir. Ancak hastalık ilerledikçe günlük yaşamı sürdürmek giderek zorlaşır ve hasta zaman içinde tamamen başkalarına bağımlı hale gelir.
Hastalığın belirtileri ve bulguları önceleri hafiftir ve genellikle normal yaşlanmayla ilgili olduğu sanılır. Hafif unutkanlık genellikle ilk belirtisidir. Hasta giderek daha da unutkanlaşır ve tanıdık nesnelerin isimlerini anımsamakta zorluk çekebilir. Hasta genellikle gittikçe artan sorunların farkında değildir, hatta bunu inkar edebilir. Zamanla bellek kaybı ile birlikte duygu durumunda ve davranışlarında değişiklikler olmaya başlar. Yargılama, konsantrasyon, konuşma ve fiziksel koordinasyon da etkilenir. Ve hasta en basit işleri bile yapamaz duruma gelir.
Kişilik ve davranışlarda değişiklik olabilir. Kolay sinirlenme, depresyon, aşırı kuşkulanma ve yanlış inançlar görülebilir. Bazen de, aşırı sakin ya da saldırgan olabilirler.

Şüphe ve Suçlama: Hasta, hafıza ve yeteneklerindeki bozulma ve kendine duyduğu saygının giderek azalması nedeniyle çevresine karşı bazı şüpheler geliştirir. Bu şüpheler genellikle özel eşyalarının çalındığı ya da kendisine kötülük yapılmak istendiği şeklindedir. Hastanın bu tarz suçlamalarının arttığı dönemlerde güvenini kazanmak için sıcak, anlayışlı bir tavırla yaklaşılmalıdır. Suçlamaya karşı savunmaya geçmek, hastanın fikrinde ısrar etmesine yol açar.

Saldırganlık: Demanslı hasta zaman zaman hırçın ve saldırgan olabilir. Bu reaksiyon, kendisini güvenlikte hissetmemesi veya yeni sesler, olaylar ve insanlarla karşılaşması gibi birçok nedene bağlı olabilir. Hangi durumun nasıl bir tepkiye sebep olduğunu bilerek, benzer durumların oluşmasından kaçınılabilir. Yine de, böyle olaylar ortaya çıktığında, hastayı sakinleştirmek için en iyi yol, öncelikle kendinizi sakinleştirmek, yavaş hareketler ve güven verici bir ses tonuyla konuşmaktır.

Depresyon: Hastanın bağımsızlığını kaybetmesi ve yaşadığı başarısızlık hissi, genellikle içine kapanık olmasına yol açar. Hastanın depresyonunu kuvvetlendiren ya da kendini iyi hissetmesini sağlayan insanları veya olayları gözlemleyin. Hekiminiz bu konuda yardımcı olabilecek tedaviler önerebilir.
Amaçsızca dolaşma: Hastanız çevrede amaçsızca dolaşabilir. Bu ihtiyacın sebepleri, hareketsiz kalamaması, karnının acıkması veya sadece tuvalete gitmek istemesi olabilir. Günlük egzersizler, dışa vurulamayan enerjinin sebep olduğu amaçsız dolaşmanın kontrol edilmesine yardımcı olabilir.

Hastaların bir kısmında hareketlerde bozulma olur. Hatta ileri dönemlerde sara krizine benzer nöbetler de görülebilir.
Yukarıdaki bulgulara hastaların kendilerine bakabilme, kendi başlarına yaşayabilme yetrliliklerinde azalma eşlik eder ve ileri dönemlerde 24 saat bakım gerekli hale gelebilir.
Hastalık daima ilerleyicidir. Fakat belirtilerin tipi, sıralanışı ve ağırlığı hastalar arasında farklılıklar gösterir.
Etyoloji: ( Risk Faktörleri )
Kesin nedeni bilinmemektedir. Fakat kısaca, kalıtımsal olduğu, yavaş virüs enfeksiyonu, toksin veya travma sonucu olabileceği yönünde çalışmalar vardır.

Alzheimer"de ana risk faktörleri, yaş unsuru ve ailevi geçmiştir. Mümkün olabilecek diğer risk faktörleri de ciddi bir baş yarası ve düşük seviyede bir eğitimi içerir. Bilim adamları hastalığa neden olabilecek diğer faktörleri de görebilmek için çalışıyor. Hastalığa neden olabilecek bilinen faktörler aşağıdakileri içeriyor:

Genetik Faktörler: Bilim adamları Alzheimer"in sebeplerinin yarısından fazlasına genetik faktörlerin yol açtığına inanıyorlar. Örneğin, apolipoprotein E (ApoE) şeklinde adlandırılan bir protein, bu anlamda önemli sayılabilir. Kanda kolesterol taşımak görevine yardımcı olan ApoE her bireyde bulunur. Bununla birlikte ApoE"nin beyindeki asıl görevi, henüz tam olarak anlaşılamadı. ApoE"nin üç farklı şekli bulunuyor. İlk şekli bir insanı Alzheimer"den koruyacak, diğer şekli ise; hastalığın gelişimine daha elverişli hale getirebilecek özelliklere sahip görünüyor. Bilim adamları, hala ApoE ve onun Alzheimer hastalığındaki rolü hakkında daha fazla şey öğrenmeye ihtiyaç duyuyor. Genetik faktörler, hastalığın nedeni olmak için tek başına yeterli değildir. Kadın ve erkekte hastalığın gelişimini anlamak için bir insanın genetik tanımlaması ile diğer risk faktörleri birleştirilebilir.

Çevresel Faktörler: Bilim adamları Alzheimerli insanları beyin dokularında alüminyum, çinko gibi metallerin varlığını keşfettiler. Onlar, bu metallerin Alzheimer"in nedeni olup olmadığı ya da hastalığın sebeplerinden biri olarak beyinde oluşup oluşmadığı konusu üzerinde çalışıyorlar.

Virüsler: Bazı bilim adamları Alzheimer"e bir virüsün neden olabileceğini düşünüyorlar. Onlar, Alzheimerli insanların beyin dokularında bugüne dek görünmüş değişikliklerin nedeni olabilecek virüsleri araştırıyorlar.

Alzheimer, muhtemelen tek bir nedene bağlı olarak oluşmuyor. Her insan için farklı olan davranışların, birçok faktöre yol açtığını söylemek daha uygun olur.

Tedavi
Başlangıçta önemsenmeyen belirtiler hastalığın teşhisini geciktirebilir ve bu durum ileri aşamalarda hastanın ve ona bakmakla yükümlü yakın çevresinin daha büyük bir sosyo-ekonomik yük altına girmesine neden olur
Hastalığı iyileştirmek mümkün değildir .Fakat belirtileri kontrol altına alınabilir. Bu nedenle hastalığın tedavisi ve hastaya yaklaşım, bakım sağlayan birçok insanın katkısını gerektirir. Bunlar aile, sosyal servisler ve tıbbi destektir.

Alzheimer Tedavisinde yeni Gelişmeler
Yeni bir araştırmaya göre, östrojen tedavisi, Alzheimer hastalığının ortaya çıkma riskini hayli azaltıyor. New York'ta tamamlanan çalışmada, menopoz sonrası on yıl veya daha uzun süre östrojen kullanan kadınlarda, diğerlerine göre, Alzheimer hastalığının yüzde 40 oranında daha az görüldüğü ortaya konmuştur.

Nedeni tam olarak bilinmeyen Alzheimer hastalığının riski anti-romatizmal ilaçlarla da yüzde 40-50 oranında azaltılıyor.

Yavaşlatıcı ve koruyucu tedavilerin uygulandığı Alzheimerin önlenmesi için aşı araştırmaları yürütülüyor. Son olarak açıklanan aşı ise umut verici. Aşının hayvanlarda etkili olduğu görülmüş. Ancak,insanlar üzerinde kullanılmasının yıllar alabileceği belki de hiç kullanılamayacağı söyleniyor.

Alzheimer Hastalarının Yakınlarının Bilmesi Gerkenler.
Sabırlı, anlayışlı ve bilgili olamalıdırlar. Bu hastaların bakımını üstlenmek hiç kuşkusuz yaşamınıza önemli bir yük ve sorumluluk getirecektir.

Eşiniz ya da bir yakınınız Alzheimer hastası ise ve siz ona bakmak durumundaysanız öncelikle bunun bir hastalık olduğunu, yakınınızın sizi üzmek için böyle davranmadığını kabul etmelisiniz.
Unutulmamalıdır ki, bu gün için hala tedavisi mümkün olmayan bu hastalık, zaman içinde ilerler ve hastayı yavaş yavaş bakıma muhtaç hale getirir ve yaklaşık 10 " 12 yıl içinde hastanın ölümüyle son bulur.
Bu hastalara bakan kişilerde depresyon gelişme riski artmıştır. Bu nedenle tüm duyguların dostlarla, diğer yakınlarla ve hekimlerle paylaşılması hastaya bakanları rahatlatacaktır. Bu kişilerin spor yapmaları, müzik dinlemeri ve dinlenmeleri sevdikleri hastaya daha iyi bakabilmeleri açısından vazgeçilmezdir.

Öneriler
Alzheimerli hastalar özel ve en yüksek düzeyde ilgiye ihtiyaç duyarlar.

Alzheimer hastalığı ve diğer demans hastalıklarında konuşma (kelime bulmakta zorlanma, düzensiz konuşma, tekrarların artması vb) ve anlama bozuklukları sık görülür. Konuşarak iletişim gittikçe güçleşirken, bir gülümseme, omuza bir dokunuş veya kucaklama hastaya olan sevgi ve anlayışınızı göstermeye yetecektir. Tekrarlanan sorular sizin için sinir bozucu olabilir, ama bunun hastalığın bir parçası olduğunu unutmayın. Hastanın söylemek istediğini anlıyorsanız, kullandığı yanlış kelimeleri düzeltmeye çalışmayın, bu, hastanın kendini huzursuz, mahcup ya da sıkıntılı hissetmesine yol açar.

Hastalığın erken evrelerinde, yani hastanın kelimeleri anlayabildiği dönemde ne yapması gerektiğini, neler olup bittiğini ve oradaki insanların kimler olduğunu çeşitli vesilelerle hatırlatmak yararlı olabilir. Kapıların üzerine konan işaretler, neyin ne olduğunu ve nasıl kullanıldığını açıklayan etiketler veya altlarında kime ait olduğu yazan aile fotoğrafları hastanın zaman ve mekan bilincini korumasına yardım edebilirler.

Kişilik değişimleri sebebiyle hasta, yemek yemeyi reddedebilir veya yemek seçmeye başlayabilir. Yeni yiyecekler yerine, tanıdık yiyeceklerin hazırlanması ve yemek programının belirli bir düzende olması (yemeği her gün aynı saatte hazırlanması gibi), hem hastanın zaman kavramının korunmasına, hem de sizin zamanınızı ve enerjinizi etkin bir biçimde kullanmanıza yardım eder. Eğer hastanız sürekli hareket ediyor, yemek sırasında oturmak istemiyorsa, az ama sık aralıklarla yedirmeyi deneyebilirsiniz. Peynir, kraker veya sandviç gibi yiyecekler hasta etrafta dolaşırken atıştırması için uygun olabilir. Yine de hastanın düzenli beslenmesini sağlanmasındaki anahtarın, göstereceğiniz sabır ve güven duygusu olduğunu unutmayın.

Alzheimer hastalığında hastanın başkasına bağımlı hale gelmesinin en önemli sebeplerinden biri karmaşık işleri yapamamasıdır. Hastalık yerleştikten sonra, hasta giyinmek, banyo yapmak veya tuvalete gitmek için sizin desteğinize ihtiyaç duyacaktır. Hastanın giyinme konusundaki problemini hafifletmek için bazı pratik ve basit çözümler geliştirilebilir. Sezon dışı giyecekler kaldırılabilir. Düğmeli ve fermuarlı giyecekler yerine kullanımı daha kolay olan giysiler alınabilir. Yıkanmak demanslı hasta için karmaşık ve zor bir iş haline gelebilir.
Hastayı, ne yapacağınızı adım adım açıklayarak, belirli bir düzen içinde, hep aynı şekilde ve aynı zamanda yıkamanız faydalı olabilir. Alzheimer hastalarında bir başka problem de idrar tutamamaktır. Bu konuda atılacak ilk adım demans dışında bir sebebin olup olmadığının araştırılmasıdır. Eğer tıbbi başka bir sebep yoksa bazı basit tedbirlere başvurulabilir. Örneğin, hasta sadece geceleri idrarını tutamıyorsa, hastanın yemekten sonra içtiklerini sınırlayarak veya gece boyunca düzenli aralıklarla tuvalete gitmesini sağlayarak bu problem hafifletilebilir.

Hastayı, yürüyüşe çıkmak ve bahçe bakımı gibi basit işleri yapması konusunda teşvik edin. Demans, hastanın yeni şeyler öğrenmesini imkansızlaştırır. Fakat günlük ev işleri veya eski hobiler hastaya, anlamlı bir şeyler yaptığı ve işe yaradığı hissini verebilir. Müzik dinlemek de hastanın hoşuna gidebilir.

Hastalığın en önemli sonuçlarından biri olan kayıp yaşlılar konusunda Emniyet Müdürlüklerinin "Kayıp Bürosu" kurarak, kaybolan hastaların hayati tehlikelerle daha az karşılaşması sağlanmaya çalışılmalıdır.

Hastanızın çevresini algılama konusunda sorunları varsa ve evden uzaklaşıyorsa, kimliğini bildiren bir bilezik, kimlik kartı ve oturduğu yerin krokisinin yanında bulunması faydalıdır.Hayatınız sadece hastanızdan ibaret değildir, unutmayın siz ne kadar iyi olursanız, hastanıza o kadar yardımcı olabilirsiniz.
Alzheimer Derneği"nin faaliyetleri desteklenmeli ve toplum olarak katkıda bulunmak hepimizin görevlerinden biri olmalıdır. Hasta yakınları yaşadıkları zorlukları aşmak için derneğe baş vurabilir ve paylaşımlarını arttırabilirler.

Türkiye"de Alzheimer Hastalığı
Türkiye"de 150-200 bin Azheimer hastası var ve Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerde 10-15 yıl içinde hastalıkta patlama yaşanabileceğine dikkat çekiliyor. Malesef ülkemizde bu konuda bilinçli uzman bakımevleri yok.

ALZHEİMER DERNEĞİ
"Kalpten Beyne"
0.212.588 21 08

ALZHEİMER BİLGİ HATTI
0.800.211 80 24

WEB
http://www.alzheimer-tr.com

GAZETE HABERLERİ
Alzheimer hastaları için özel huzurevi açıldı…
ALZHEİMER hastalarına hizmet veren ilk özel huzurevi, İstanbul Altunizade'de açıldı.
Alzheimer Vakfı tarafından, yaklaşık 50 milyar lira harcanarak kurulan, 4 katlı 16 yatak kapasiteli huzurevinde, özel eğitimli personel görev yapıyor. Huzurevinde, gece kalmayan hastalara da gündüz bakım hizmeti verilecek. Vakıf, başta İzmir ve Ankara olmak üzere başka kentlerde de gündüz bakımevleri kurmayı hedefliyor. Başkanlıklarını İstanbul Tıp Fakülesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Emre'nin yaptığı Alzheimer Vakfı ve Alzheimer Derneği, hasta ve yakınları için projeler geliştirmeyi sürdürüyor.
Mesude ERŞAN / Hürriyet Gazetesi – İSTANBUL

BİLGİ HATTI