CTD – CİNSEL Tıp Derneği'nden çarpıcı bir araştırma daha. CTD'nin yaklaşık 2000 kişi üzerinde yaptığı bir araştırmaya göre, Türk halkının yaklaşık %65'i cinsel ilişki sonrası cinsel doyuma ulaşamıyor.
CİNSEL DOYUM NEDİR?
Cinsel doyumun normal bir vücut fonksiyonu ve öğrenilebilir istemli bir refleks olduğunu söyleyen CTD Başkanı Dr.A.Cem KEÇE; 'Sevişme öncesi partneri çıplak olarak görme, tatma, dokunma, işitme yani partnerin sesini duyma, koku gibi seksüel uyarı veya düşünceler ile başlayıp beyin ve vücudun ortak hareket etmesi sonucu yaşanan ve sonunda boşalma ile cinsel zevkinin doruklaştığı anda duyduğu tarifsiz hisse cinsel doyum yani orgazm denir. Bir başka deyişle; cinsel doyum çeşitli cinsel uyaranlarla beynin uyarılması ile başlayan ve uyaranların etkisiyle kişide hem bedensel hem de ruhsal olarak algılanan cinsel yanıtın son aşamasındaki hoş bir histir' dedi.
CİNSEL DOYUM ÖZNEL BİR DEĞERLENDİRMEDİR
Cinsel doyum ile cinsel istek ve uyarılma işlevleri arasında birbirini destekleyen karşılıklı ilişkiler olduğunu söyleyen CTD Başkanı Dr.A.Cem KEÇE; 'Cinsel doyum; kişinin cinsel iletişimden hoşlanıp mutluluk duyduğu herhangi bir cinsel etkinlik sırasında alınan cinsel haz sonrasında rahatlama ve gevşeme hissinin yaşandığı, kişilerin cinsel yaşamlarından memnun olup olmadıklarını belirleyen öznel bir değerlendirmedir. Bu nedenle cinsel doyum değerlendirmesi zordur. Cinsel işlevler, kişilerin kendi bedenleriyle barışık olması, genel yaşam koşulları ve partnerle olan ilişkinin özellikleri cinsel doyumun değerlendirmesinde önemli yer tutar. Ayrıca ülkemizde cinselliğin hala bir tabu olduğunu düşünürsek, bu tür çalışmaları yapmanın zorluğunun ve elde edilen bilgilerin kıymetinin altını bir kez daha çizmek isterim' dedi.
E-CİNSEL DANIŞMAYA BAŞVURULAR ARTIYOR
CİNSEL Tıp Derneği olarak (www.cised.org.tr) sanal ortamda E-CİNSEL Danışmanlık hizmeti verdiklerini, her gün yüzlerce kişinin cinsellik sağlık ile ilgili sorularını gönüllü hekimleriyle yanıtladıklarını, tedavi için yol gösterdiklerini ve E-CİNSEL Danışmada en sıklıkla tercih edilen yöntemin MSN Messenger (cinseltip@hotmail.com) ve ICQ (242781512) olduğunu söyleyen CİNSEL Tıp Derneği Başkanı Dr.A.Cem KEÇE; 'Telefon (0.312.3462424) Cep Telefonu, (0.542.5194764) E-Mail (info@cised.org.tr) ve Video Konferans yoluyla da halkımız bize ulaşabiliyor ve E-CİNSEL Danışma'ya her geçen gün başvurular artıyor' dedi.
HALKMIZIN %65'İ CİNSEL DOYUMSUZLUK YAŞIYOR
KEÇE CİNSEL DOYUM ÖLÇEĞİ ( KCDÖ ) ile değerlendirilmeye alınan kişilerin yanıtlarını incelediklerinde çarpıcı sonuçlara ulaştıklarını ifade eden CİNSEL Tıp Derneği Başkanı Dr.A.Cem KEÇE; 'CİNSEL Tıp Derneği'ne gelen telefonlar ve e-postalar, ICQ ve MSN Messenger ile başvurular ve yüz yüze görüştüğümüz yaklaşık 2000 kişi üzerinde yaptığımız araştırma sonuçlarına göre; halkımızın %65'i az ve orta derecede cinsel doyuma ulaşıyor yani cinsel doyumsuzluk yaşıyor. Bir başka değişle halkımızın %38'i Az Derecede Cinsel Doyum, %27'i Orta Derecede Cinsel Doyum, %25'i İyi Derecede Cinsel Doyum ve %10'nu da İleri Derecede Cinsel Doyum yaşıyor olduğunu tespit ettik. Peki cinsel doyum kişilerin mutlulukları için gerekli midir? Tabi ki evet. Özellikle ülkemizdeki bu tablo milyonlarca kişinin cinsel doyumun ne olduğunu dahi bilmeden yaşadığını göstermektedir. Toplumsal olarak aşırı öfkeli, huzursuz, gergin, kontrolsüz, mutsuz ve sinir sahibi olmamızın nedenlerinden biride bu tablodur. Çünkü halkımız cinsel doyumu yaşasaydı daha sağlıklı ve mutlu bir toplumsal hayatımız olabilirdi. Muhtemelen daha keyifli olurduk' dedi.
AYDA ORTALAMA 5 KEZ SEVİŞİYORUZ
Son yıllarda partnerleriyle cinsel ilişkilerinde cinsel işlevler açısından bir bozukluk olmasa da cinsel istekleri az ve cinsel doyumsuzluk yaşayan kişilerin cinsel terapi için başvurularının arttığını söyleyen CİNSEL Tıp Derneği Başkanı Dr.A.Cem KEÇE; 'Halkımızın ayda ortalama 5 kez seviştiğini düşünürsek, bu sonuçların çok şaşırtıcı olmaması gerekir. Çünkü cinsel istek, uyarılma, orgazm ve cinsel doyum birbirini etkileyen bir döngüdür. Cinsel isteğimiz fazla olmasa da bazen görev gereği bazen de ortamın bir sonucu olarak cinsel ilişkiye girilebilir, fizyolojik olarak uyarılabilir ve hatta çok haz almasak ta boşalabiliriz ama bu cinsel ilişkide cinsel doyuma ulaşamayabiliriz. Yani cinsel ilişkimizde cinsel istek, uyarılma ve cinsel doyum aşamalarında cinsel işlevler açısından sorun yokmuş gibi görünse de cinsel doyumsuzluk yaşanabilir. Bu durum kafa karıştırmış olabilir hatta çelişkili de gelebilir. Ama insan cinselliği, fizyolojik yanıt döngüsü dışında çok karmaşık bir durumdur. Bu karmaşıklık cinsel doyumu değerlendirmemizi büyük ölçüde etkiler. Bu bağlamda cinsel ilişki sonrası cinsel doyuma ulaşamamak Wilhelm Reich'in deyişiyle, -boşalma ile birlikte gelmesi gereken rahatlama ve gevşemenin gelmemesi ve cinsel gerilim halinin sürmesi- demektir' dedi.
KENDİMİZİ BEĞENMEK ÖNEMLİ
Cinsel doyumun kendimizi algılamamızla ve genel yaşam keyfimizle yakından ilişkili olduğunu söyleyen CİNSEL Tıp Derneği Başkanı Dr.A.Cem KEÇE; 'Kişilerin cinsel doyum derecesi, sadece bir cinsel işlev bozukluğunun olup olmamasına değil, aynı zamanda ilişkinin cinsel ve cinsel olmayan boyutlarına da bağlıdır. Yani cinsel doyum partnerler arasındaki genel ilişki güçlüklerinden çok etkilenir. Kişilerin kendilerini ve partnerlerini beğenmemeleri, partnerler arasındaki çekimin azalması, sevişmede çeşitlilik ve deneyim eksikliği, isteksiz tekrarlanan cinsel ilişkiler de cinsel doyumu zamanla azaltır. Ayrıca geçmişte yaşanan travmatik veya rahatsız edici bir olayla, olay hakkındaki olumsuz düşünceler ve erken yaşta öğrenilen cinsellik hakkındaki olumsuz düşüncelerin ve algıların korku ve suçluluk yaratarak cinsel doyumu azatlığı da bir gerçektir. Bu nedenle; kendimizi beğenir ve çekici bulursak, cinsel hayatımızda endişe, kaygı ve korkulara daha az yer verirsek daha sık cinsel etkinliklere girişmek isteriz yani cinsel isteğimiz artar, cinsel doyuma ulaşırız ve kendimizi daha iyi, daha mutlu, daha keyifli hissederiz' dedi.
SINIRSIZ CİNSELLİK CİNSEL DOYUM EŞİĞİNİ ARTTIRIR
Sınırsız ve kuralsız cinsellik anlayışının ve aşırı beklentilerin cinsel doyum eşiğini yükselttiğini söyleyen CİNSEL Tıp Derneği Başkanı Dr.A.Cem KEÇE; 'Cinsel doyum eşiği; medyada yer alan aşırı cinsellik haberlerinin ve pornografinin etkisiyle her geçen gün yükselmektedir. Bu durum, her gün baklava yiyen bir insanın bir süre sonra tatlı olarak baklavayı yeterli görmemesi ve ondan lezzet alamaz hale gelmesi gibidir. Ayrıca son zamanlarda medyada cinsel doyum ile ilgili haberlerin yer alması bunu yaşamamış ve bilmeyen insanlarımızın kafasını karıştırmaktadır. Çünkü sürekli duyduğu bu olayı yaşayamamanın getirdiği stres nedeni ile pek çok çiftin cinsel hayatı zedelemekte ve sonuçta ilişki sorunları ve olumsuz olaylar görülebilmektedir' dedi.
CİNSEL DOYUM SORUNLARI ve BOZUKLUKLARININ TİPLERİ
Cinsel doyum bozukluklarının 3 kategori altında incelenebileceğini söyleyen CİNSEL Tıp Derneği Başkanı Dr.A.Cem KEÇE; 'Cinsel doyuma ulaşamamaya cinsel doyumsuzluk adı verilir. Bu durum sıkıntıya yol açar ve sonuçta zamanla kişinin kendi kendine olan güvenini ve saygısı yitirmesine yol açar ve depresyon ile sonuçlanabilir. Cinsel doyumsuzluk farklı biçimlerde karşımıza çıkmaktadır. Bunlar; zaman zaman cinsel doyum yaşanamaması, cinsel birleşmede cinsel doyuma ulaşamama ancak mastürbasyon vb. gibi yöntemler ile cinsel doyuma ulaşılması ve erken cinsel doyumdur' dedi.
CİNSEL DOYUM SORUNLARININ NEDENLERİ
Mükemmel cinsel uyumun karşılıklı fedakarlıkla gerçekleştirilebileceğini söyleyen CİNSEL Tıp Derneği Başkanı Dr.A.Cem KEÇE; cinsel doyum sorunlarının nedenlerini şu şekilde sıraladı:'Ön sevişmenin eksik ve aceleye getirilmesi, erken boşalma ve ereksiyon sorunları, partnere karşı olan ilgi kaybı, alkolizm, depresyon ve üzüntü, problemli bir çocukluk geçirilmiş olunması, baskı altında ve katı kuralların olduğu ailelerden gelen kişiler, cinsel konuların tabu olduğu ailelerde yetişenler, düzenli ve sağlıklı bir aile yaşantısının olmaması, ergenliğe geçiş döneminde problemli ve travmatik cinsel deneyimlerin yaşanması, cinsel kimlik çatışmaları, sosyo-kültürel yasaklamalar ve aşırı dinsel inançlar, cinsel bilgisizlik, cinsel taciz veya tecavüz yaşamak, aldatılmak, depresyonda veya panik atakta kullanılan ilaçların bir kısmı, partnere güvenmeme, cinsel ilişkiye zorlanmak, duyarlı, bilgili, sıcak, yaşamı seven bir partnerin nasıl olduğuna ilişkin yeterli rol modelinin bulunmayışı, güvenilir, emin, sosyal açıdan kabul edilebilir ve özel bir atmosferde, ödüllendirici ve destekleyici koşullarda bir cinsel deneyime girişme olanağını bulamama, gebe kalma ve bırakma korkusu, partnere güvenmeme gibi psikolojik nedenler ve menopoza ilişkin östrojen azlığı, vajinal akıntılar, vajinanın geniş olması, şeker hastalığı, nörolojik bozukluklar ve nörolojik ilaç kullanımı, kabakulak ve fil hastalığı, kalp yetmezliği, damar sertliği, aort anevrizmaları, böbrek yetmezliği, hidrosel ve varikosel gibi ürolojik hastalıklar, penis damar ve yapı bozuklukları, Klinefelter gibi genetik hastalıklar, vitamin eksiklikleri, Addison hastalığı ve böbreküstü bezi tümörleri gibi endokrin sistem hastalıkları, MS, Parkinson , ALS, bazı sara hastalığı tipleri, sinir sistemini tutan tümörler, omurilik kanalını etkileyen travmalar ya da burayı tutan tümörler, pelvis kemiği kırıkları, Obsesif-kompulsif bozukluğu olanlar, hipertiroidi, solunum yetmezlikleri, siroz, vb. hastalıklardır' dedi.
CİNSEL BEKLENTİLERİNİZİ ÜST DÜZEYDE TUTMAYIN
Cinsel beklentilerin üst seviyede tutulmasının sorunlara yol açabileceği uyarsında bulunan CİNSEL Tıp Derneği Başkanı Dr.A.Cem KEÇE; 'Cinsel beklenti düzeyi yüksek ilişkinin başlarındaki keşfetme heyecanı, zaman içinde fantezilerle süslenmeyip duygusal olarak da desteklenmedikçe cinsel doyum zamanla azalır. Kadının genellikle kolay doyuma ulaşamaması iktidarsızlık ve erken boşalma sorunu da olumsuz bir etmen olabilir. Erkekler partnerlerinin doyuma ulaşmamasından kendilerini sorumlu hissederler, kadınlar da kendilerini yetersiz bulabilirler. Kadınların cinsel doyuma ulaşamamasının sebebi partneri tarafından ilişki öncesinde tam uyarılmaması yada yeterli düzeyde ön sevişme olmamasına ve çiftler arasındaki diyalog eksikliğine bağlı olabilir. Cinsel doyum ile ilgili sorunun çözülmesi için çiftlerin birbirlerinin nelerden zevk aldığını keşfetmeleri, değişik pozisyonlar deneyerek rutin cinsel yaşamlarını renklendirmeleri gerekmektedir. Partner ile ortak ilgi ve paydalar bu anlamda önem taşır. Bu bağlamda cinsellikle ilgili, birbirini ve cinselliğe bakışını tanımak için konuşabilmek, açık ve samimi paylaşım çok önemlidir. Bütün bunlar zamanla ve tecrübeyle aşılan zorluklardır' dedi.
YAŞ İLERLEDİKÇE CİNSEL DOYUMA ULAŞMAK KOLAYLAŞIR
Gençlerin cinsel doyuma ulaşmalarının zor olduğunu fakat yaş ilerledikçe ve cinsel deneyimler arttıkça cinsel doyuma ulaşmanın kolaylaştığını söyleyen CİNSEL Tıp Derneği Başkanı Dr.A.Cem KEÇE; 'Erkekler kadınlara göre daha genç yani 25'li yaşlarda cinsel doyum yaşamayı öğrenirler. Kadınlarda bu zaman 35 yaş ve üzeri olarak görülmektedir. Ancak yaptığımız çalışmalarda %65 oranla az ve orta derecede cinsel doyuma ulaşanların yani cinsel doyumsuzluk yaşayanların çoğunun gençler oluşu ve %35 oranla iyi ve ileri derecede cinsel doyuma ulaşanların ise orta yaşlılar oluşu cinsel doyumun bir tecrübe sonucu yaşandığının da bir göstergesidir. Bunda kişilerin kendi vücutlarını ve partnerlerini tanımaları, kendisini daha çok heyecanlandıran faktörleri öğrenmesi, kendisini cinsel hayatta daha rahat hissetmesi ve cinsel doyumu her geçen gün daha çok arzulaması etkili olur' dedi.
CİNSEL DOYUM CİNSELLİĞİN ÖNEMLİ BİR PARÇASIDIR
Cinsel doyumun kişiden kişiye değişebileceğini ve herkes tarafından aynı tarzda yaşanmayacağını söyleyen CİNSEL Tıp Derneği Başkanı Dr.A.Cem KEÇE; 'Penisin vajinanın içine girmesi bir erkeğin cinsel doyuma ulaşması için yeterli olabilir ama bu bir kadın için çoğu zaman yeterli değildir. Bazı kadınlarda cinsel doyum yaşamak için klitorisin uyarılması gerekirken, bazılarında ise buna gerek yoktur. Cinsel doyum için, cinselliğin en önemli parçası diyemeyiz ama önemli bir parçası olarak kabul edebiliriz. Her cinsel ilişkinin cinsel doyum ile sonuçlanması gerekmez. En kolay şekilde cinsel doyuma ulaşabilmek için partnerlerin rahat ve sakin olmaları, ön sevişme, uyarılma, cinsel tecrübe, zevk ve çiftlerin birbirlerinin bedenlerini daha yakından tanımaları gibi şeyleri göz ardı etmemeleri, birbirlerini tahrik etmeleri ve uyarmaları gerekmektedir' dedi.
CİNSEL DOYUMUN FAYDALARI
Her iki tarafı da tatmin eden bir cinsel ilişkinin sağlıklı ve mutlu bir birliktelik için önemli bir unsur olduğunu söyleyen CİNSEL Tıp Derneği Başkanı Dr.A.Cem KEÇE; 'Sevişmelerinden bedensel yönden olduğu kadar ruhsal yönden de tatmin olan iki insan, rahatlar, gevşer, içi huzur dolar, ertesi gün daha keyifli, daha mutlu ve çevresine karşı daha sevecen olur. Cinsel haz veren bir ilişki, partnerleri birbirine daha çok bağlar, yakınlaştırır ve onları bütünleştirir. Ayrıca bilimsel olarak gebelik oluşması için kadının cinsel doyuma ulaşmasının şart olduğu şeklinde bir bilgi yer almamakla beraber son veriler cinsel doyum esnasında oluşan rahim kasılmalarının spermlerin fallop tüplerine daha kolay geçtiğini göstermektedir' dedi.
PARTNERİNİZİ YAKINDAN TANIYIN
Cinsel doyum için cinsel partnerin yakından tanınmasının önemini de vurgulayan CİNSEL Tıp Derneği Başkanı Dr.A.Cem KEÇE; 'Gıdıklanmak kimi insanı uyarırken kimisi bundan hiç hoşlanmayabilir. Ayrıca iki tarafın da ilişki için hazır olması gerekmektedir, partnerinizi zorlamak sorunlara yol açabilir. Çünkü partneriniz cinsellikten söz etmekten bile kaçınıyor veya cinsellikle ilgili duygularını bastırmayı tercih ediyor olabilir. Hatta cinselliğin zevk vermekten çok uzak bir şey olduğunu düşünüyor da olabilir. Bu durumdaki bir kişiyi ilişkiye zorlamak ve beklentiye girmek cinsel doyum problemlerinin ağırlaşmasına yol açabilir' dedi.
CİNSEL DOYUMU TAKINTIYA DÖNÜŞTÜRMEYİN
Cinsel ilişkilerde sadece cinsel doyuma odaklanmanın sakıncalarının altını çizen CİNSEL Tıp Derneği Başkanı Dr.A.Cem KEÇE; 'Cinsel doyumun takıntıya dönüştürülmesi sorunun esasını oluşturur, partneri ve kişiyi baskı altına alır, performans anksiyetesi yaratır ve zamanla cinsellikten soğutur. Partneri memnun etme çabasının takıntıya dönüştürülmesi; sorunların daha da artmasına yol açar ve çözümü de zorlaştırır' dedi.
CİNSEL POZİSYONLAR ve CİNSEL DOYUM
Cinsel doyuma ulaşmada cinsel pozisyon seçiminin çok önemli olduğunun altını çizen CİNSEL Tıp Derneği Başkanı Dr.A.Cem KEÇE; 'Kadınlar daha çok aynı anda klitorisinde rahatlıkla uyarılabileceği bir pozisyonda, erkekler ise boşalmalarını kontrol edebildikleri bir pozisyonda daha rahat cinsel doyuma ulaşırlar. Ön sevişmede ve seçilecek cinsel pozisyonda mutlaka yeterli klitoris uyarısı yapılmalıdır. Bu direkt bir uyarıdır. Ayrıca penisin girişi sırasında ve penis derine doğru itildiğinde vajina dış dudakları ve daha sonra onların altındaki iç dudaklar sıkıştırılır. Klitoris uyarılır. Buda indirekt bir uyarıdır. Uygun süre, uygun tarzdaki uyarı sonucu kadınlar daha rahat cinsel doyuma ulaşırlar. Bu nedenle iyi bir cinsel doyum yaşamak için daha çok kadının üstte erkeğin altta olduğu pozisyonları öneriyoruz. Bu pozisyon klitorisin penis tarafından daha çok uyarılmasına, erkeğin ve kadının hareketlerini daha iyi kontrol edebilmesine olanak sağlar. Ayrıca, cinsel terapist Dr.Helen Singer KAPLAN tarafından geliştirilen köprü manevrasıda yararlı bir teknik olabilir. Köprü tekniği vücuda cinsel doyum gerçekleştirmenin öğretilmesidir ve temel fikri; cinsel doyum noktasına kadar, ancak cinsel doyum sağlamayacak şekilde, klitoral uyarı verilmesi, daha sonra cinsel birleşmenin ileri geri hareketinin cinsel doyum refleksini tetiklemesinin sağlanmasıdır. Bu, klitoral uyarı ve cinsel birleşme arasında bir köprüdür. Bu eğitim süreci yaklaşık 3 ay süre alır' dedi.
PENİS BÜYÜKLÜĞÜ ve CİNSEL DOYUM
CİNSEL Tıp Derneği olarak yaptıkları çalışmaların cinsel doyum ile penis büyüklüğü arasında bir ilgi olmadığını ortaya koyduğunu söyleyen CİNSEL Tıp Derneği Başkanı Dr.A.Cem KEÇE; 'Cinsel doyum beyinde gelişen bir olaydır, kişinin partneriyle olan ilişki yapısı ve psikolojisi ile yakından ilgilidir. Ancak penis boyu ve kalınlığı ile doğrudan bağlantılı değildir. Penisin boyundan ziyade işlevi önemlidir. Penis büyüklüğü ve takıntısı toplum olarak en büyük cinsel mitlerimizden biridir' dedi.
CİNSEL DOYUMSUZLUK UZUN YILLAR TEDAVİSİZ KALIYOR
Cinsel doyumsuzluğun kişilerin sağlıklı ve mutlu bir cinsel yaşam kurmalarını, sürdürmelerini engelleyen tıbbi, psikolojik, sosyal ve kültürel tüm sorunları içerdiğini söyleyen, yapılan görüşme ve değerlendirmelerde, cinsel doyumsuzluk yaşayan kişi ya da çiftlerin bu sorunlarını uzun zaman kabullenmekte güçlük çektiklerini gözlemlediklerini de belirten CİNSEL Tıp Derneği Başkanı Dr.A.Cem KEÇE; "Bu nedenle cinsel doyumsuzluk uzun süre tedavisiz kalıyor, yıllar boyu sürüp gidiyor ve çiftin yaşamında maalesef yeni sorunlara yol açıyor. Ayrıca kişinin ardı ardına, hiçbiri doyurucu olmayan cinsel ilişkiler yaşaması belli bir sağlıksızlığın varlığına işaret eder. CİNSEL Tıp Derneği olarak önerimiz; cinsel doyumsuzluk yaşayan kişi yada çiftlerin en kısa zamanda bir cinsel tedavi uzmanına veya tıbbi merkezlere başvurmaları ve çok yönlü multidisipliner bir muayene, tetkik ve değerlendirmeden geçmeleridir. Aksi taktirde zamanla bu sorunu yaşayan kişiler mastürbasyon ve partnerli cinsel etkinliklere çok seyrek girişirler, cinsellik akıllarına gelmez, cinsel istekleri azalır, cinsel ilişki olduğunda uyarılır ve boşalırlar ama bundan gerçek anlamda cinsel haz almaz ve cinsel doyum sağlayamazlar. Ve sonuç olarak cinsellikten soğurlar. Bu durum aslında cinsel işlev bozuklukları arasında çok yaygındır ve uzun yıllar gizli kalabilir, kişinin, çiftin cinsel yaşamını olumsuz etkiler' dedi.
CİNSEL DOYUM ALMIŞ TAKLİTİ YAPIYORUZ
Cinsellikte her iki tarafın da birbirlerinden farklı olduklarını kabul etmeleri ve belli görevleri yerine getirmeleri gerektiğinin altını çizen CİNSEL Tıp Derneği Başkanı Dr.A.Cem KEÇE; 'CİNSEL Tıp Derneği olarak yaptığımız çalışmalara göre, kadınlarımızın yaklaşık %50'i çeşitli nedenlerden ötürü cinsel doyum almış gibi taklit yapıyor. Bunu genellikle partnerinin yatakta kötü olduğunu düşünmemesi için veya yatakta kötü olduğu izlenimi uyandırmamak için yapıyorlar' dedi.
CİNSEL DOYUMSUZLUK KADER DEĞİLDİR
Cinsel doyum sorunu yaşayanların bunu gurur meselesi yapmadan bir cinsel terapiste başvurmaktan çekinmemesi, utanmaması ve korkmaması önerisinde de bulunan CİNSEL Tıp Derneği Başkanı Dr.A.Cem KEÇE; "Doğru bir hekim veya merkez tarafından, uygun yöntemin etkili bir şekilde uygulandığı modern cinsel tedavilerde cinsel doyumsuzluğa çare bulunabilmekte ve gerek bireyler gerekse çiftler bu sorunu aşarak daha sağlıklı ve mutlu bir cinsel yaşama başlayabilmektedir. Cinsel doyumsuzluk kader değildir. CİNSEL Tıp Derneği olarak önerimiz partnerle birlikte yapılan cinsel terapidir. Partnerlerin birlikte katılımının esas olduğu cinsel terapide; önemli olan, çiftlerin zaman kaybetmeden tedaviye başvurmaları ve kendilerine verilen ev ödevlerini aksatmadan yerine getirmeleridir. Bu ev ödevleri cinsel masaj, uyarı bölgelerinin keşfedilmesi, mastürbasyon yada çeşitli cinsel pozisyon tekniklerini içermektedir. Ayrıca cinsel terapide sorunun gerçek veya hayali sebebinin bulunmaya çalışıldığı, direk-indirek telkinler, davranışların değiştirilmesi ve öğretilmesi gibi hipnoz tekniklerinin kullanımı da tedaviyi hızlandırıcı bir etki yapmaktadır. Çünkü hipnoz, cinsel arzudan sorumlu subkortikal beyin aktivitesine ulaşarak cinsel arzuyu kişinin hayatında ilk defa ortaya çıkarır veya onu yeniden uyandırabilir' dedi.
KİTAP: CİNSELLİĞİN DAYANILMAZ AĞIRLIĞI
Yıllardır bir hekim olarak insanların sıkıntılı zamanlarında onlara yol göstermeye çalıştığını söyleyen CİNSEL Tıp Derneği Başkanı Dr.A.Cem KEÇE; 'Bana başvuran herkesi endişelerini, korkularını, üzüntülerini paylaşmak adına dinledim ve 'yanınızdayım- mesajını verdim. Benim için önemli olan -siz su an sıkıntıdasınız, ben sıkıntınızı anlıyor, önemsiyor ve üzülmenizi istemiyorum- diyebilmekti. Amatörce karşımdaki insanin sıkıntısını kendi sıkıntım gibi görebildiğim ve sevdiğim insan olarak kabul ettiğim için o insanlara yardım edebildim, onları rahatlatabildim. Çünkü insanlar terapistlere, sevecen, anlayışlı, duyarlı, yakın, doğru ve olaylara bir bütün olarak bakabilme becerilerine sahip olduklarını düşündükleri için başvururlar. Cinselliğin Dayanılmaz Ağırlığı adlı kitabım ile cinselliğin vazgeçilmez bileşenlerini sizlerle paylaşmayı, sizlere cinsel yaşamlarınızı iyiye doğru dönüştürme gücü vermeyi ve bugün cinsellik hakkında sahip olduğunuz düşünce biçiminde değişim yaratmayı amaçladım. Cinsellik konusunda her şeyi öğrenmek isteyen değerli halkımız ve tıp dünyası için kolay ve anlaşılabilir bir dille yazılmış olan bu kitap; akla gelen ve cinsel beraberliklerde ortaya çıkabilecek -normal miyim?- den çok özel sorulara kadar her türlü soruyu, bilimsel verilerin yardımı ile, akılcı bir yaklaşım ve içtenlikle yanıtlayacaktır. Cinselliğin Dayanılmaz Ağırlığı adlı kitabımda her şeyi bir arada bulabilirsiniz: Bilimsel bilgi, akılcı bir üslup, açıklık, okuyucunun duygularına karşı anlayış vb. Uzun söze gerek yok. Bu kitabı mutlaka okuyun' dedi.