Merhaba,
Günümüz insanı, teknolojik gelişme ile birlikte parelel giden ve her geçen gün artış gösteren bir belanın içinde bulmuştur kendini: Kanser.
KANSER
Peki kanser nedir?
Kanser; anormal vücut hücrelerinin başıboş yani kontrolsüz bir şekide üremeleri ile meydana gelen bir çeşit hastalıktır. Ya da hücreler bilinmeyen bir nedenle, emir ve kontrolsuz olarak anormalleşmeye ve bölünmeye başlarlar. Böylece vücutta ihtiyaçtan fazla sayıda hücre meydana gelmeye başlar ve bu hücre çoğalmasından oluşan kötü urlara kanser denir.
Kanser 100' den fazla çeşidi olan bir hastalık grubudur.
Kanser hücreleri etraftaki dokuları istila ederek, ak veya kırmızı kan damarları ile vücudun diğer taraflarına yayılırlar. Buna metastaz (yavrulama) denir.
Erken teşhis edilebilirse kanser tamamen tedavi edilebilir bir hastalıktır.
Kanserden korunmanın iki yolu vardır:
1-Kanser yapan etkenlerden kaçınma (Sigara, fazla yağ tüketimi, zararlı ışınlar, kimyasal maddeler, vb.)
2-Erken Teşhis
Kanser ne kadar erken teşhis edilirse, tedavisi de o kadar başarılıdır ve hasta da o oranda uzun yaşar.
Kanserlerin En Sık Görüldüğü Yerler:
Akciğer, deri, dil, dudak, gırtlak, mide, incebağırsak, kalınbağırsak, mesane, meme, ve prostat daha fazla görüldüğü söylenebilir. Kadınlarda en çok meme, rahim ve kalın barsak kanseri; erkeklerde ise en çok akciğer, prostat, mide ve kalınbarsak kanserleri görülmektedir.
Kanserin görüldüğü yerler aşağıda gösterildiği şekilde de yüzdelenebilir:
Beyin ve omurilikte %1
Ciltte %10
Genital bölgelerde erkeklerde %10, kadınlarda % 6
Memelerde %14
Sindirim sisteminde %25
Solunum yollarında, erkeklerde %2, kadınlarda %3
Karaciğer ve safra kesesinde %3
Diğer organlarda %8
Kanserin Erken Belirtileri Şunlardır:
Vucudun herhangi bir yerinde bir tümör (Göğüslerde veya vücudun herhangi bir yerinde görülen ve ele gelen şişlik veya sertlikler)
Ses kısıklığı veya belirli bir sebebi olmayan öksürük, geçmeyen öksürük,
Göğüs ağrısı
Yutma güçlüğü ve hazım bozuklukları
Kol ve omuz ağrısı,
Kemik ağrısı,
Kilo kaybı, ani zayıflama veya iştahsızlık
Başağrısı
Sarılık
İyileşmeyen yaralar
Dışkılama alışkanlıklarında değişiklik (İshal ve kabızlık),
Vucut deliklerinden kan veya anormal sıvı gelmesi (Makat veya rahimden gelen anormal kanama veya akıntılar),
Ben ve siğillerde görülen değişmeler
Bu belirtilerden herhangi biri veya bir kaçı, iki haftadan fazla sizde devam ederse ve ailenizde kanserli hasta varsa, hemen kanser konusunda uzman bir hekime başvurmak gerekir.
Gelişmiş ülkelerde ve ülkemizde, meme kanseri, akciğer kanseri ve kalınbarsak kanseri, kanserden ölüm nedenleri arasında üst sıralarda yeralır. Bu kanserler hakkında ayrıntılı bilgiler aşağıdadır:
Meme Kanseri:
Kadında en sık görülen öldürücü kanserdir.
Her 8 kadından birinin hayatının belirli bir zamanında meme kanserine yakalanacağı bildirilmektedir. Her kadının hayatı boyunca meme kanserine yakalanma riski vardır.Kadın yaşlandıkça, riski daha da artar. Meme kanseri, yayılmadan önce, erken tesbit edilirse,hasta %96 yaşam şansına sahiptir. Her yıl 44000'de bir kadın meme kanserinden ölmektedir.
Meme kanserine karşı en iyi koruyucu yöntem erken teşhisdir.
Meme kanserinin birçok tipi vardır. En sık rastlanan duktal karsinoma, memenin süt kanallarında başlar.
Meme kanseri memenin dışına yayıldığında koltuk altındaki lenfatik nodüller en sık görülen yayılım yerleridir. Kanser hücreleri memenin diğer Lenf Nodlarına, Kemiğe, Karaciğer ve Akciğere yayılabilir.
Her kadın meme kanseri gelişme riskine sahiptir.
Gerçekte meme kanseri gelişen kadınların çoğunda risk faktörleri belli değildir.
Meme kanseri riskini arttıran faktörler:
50 yaş üzerindeyseniz,
Yakın akrabalardan biri meme kanseriyse, (anne veya kızkardeş meme kanseri ise, 2-3 misli daha fazla)
Daha önceden diğer memenizde kanser tespit edilmişse,
Adet görmeye 12 yaşından önce başlamış ise,
Hiç gebe kalmamışsanız,
Adet görmeniz 50 yaşından sonra da devam ediyor ise.
Araştırmalar, meme hücreleri içerisinde, meme kanser riskini artıran bazı genler olduğunu göstermektedirler. Genetik değişiklikler, aileden (herediter) olabilir veya hayat boyu gelişebilirler. Meme kanseri genellikle tek bir hücrede başlar.
Günümüzde meme kanserinin nedeni ve nasıl gelişim göstereceği tam olarak bilinmemektedir.
Meme kanseri kompleks bir hastalıktır. Her vaka birbirinin aynısı değildir. Meme kanserinin içinde bulunduğu evreye "stage" denir. Gerçek stage'in bilinmesi, doktorun tedavi planını yapmasını sağlayacaktır.
Hayatınızda meme kanserine sebep olacak herhangi bir yanlış yapmamış olsanızda başınıza bu hastalık gelebilir.
Meme kanseri bulaşıcı değildir, başka bir hastadan size bulaşmaz.
Meme kanseri, stresle veya memeye travmayla (darbeyle) meydana gelmez.
Meme kanseri gelişen çoğu kadının risk faktörü veya ailesinde hastalığa ait bir hikaye yoktur.
Akciğer Kanseri:
Tüm dünyada erkeklerde en sık görülen kanserdir. Tüm kanserlerin %16'sı, tüm kanser ölümlerinin %28'i ( erkeklerde %35, kadınlarda %19 akciğer kanseri nedeniyledir.
Trakea , bronşlar, bronşioller gibi alt solunum yolları veya akciğer parankiminden gelişen tümörler için Akciğer Kanserleri terimi kullanılır.
En sık 50- 70 yaşlar ( %5'i 40 yaş altında ) arasında görülür.
Asemptomatik yani belirtisi yok olabilir.
Akciğer kanserinde genellikle görülen belirti ve bulguları şunlardır:
Öksürük
Nefes darlığı ve nefes almada zorlanma
Kanlı balgam çıkarma ve kan tükürme
Egzersiz yapmada zorlanma
Göğüs ağrısı
Ses Kısıklığı
Kol ve Omuz Ağrısı
Yutarken zorlanma ve takıntı hissi
Kemik ağrısı
Anemi yani kansızlık
Düzensiz kalp atımları
Lenfadenopati
Başağrısı
Sarılık
Cilt ve Ciltaltı Nodülleri
İştahsızlık, halsizlik ve kilo kaybı
Hırıltılı solunum
Sık tekrarlayan zatüreler
Yutma güçlüğü
Yüzde dolgunluk ve kızarma
Göğüs kafesi içinde lenf sıvısı birikimi
Ateş
Çarpıntı ve senkop (bayılma)
Omuz ve kol ağrısı
Göz kapağında düşme, gözün içine çökmesi vb.
Akciğer Kanseri'nin nedenleri arasında en çok aşağıdaki etmenler suçlanmaktadır: Sigara (% 90 dan daha fazla), radon, asbest, Kronik İntertisyel Pnömonitis, halojen eterler (klorometileter), inorganik arsenik, radyoizotoplar, hava kirliliği, ağır metaller, krom, nikel, mustard gazı, vitamin A ve E eksikliği.
Risk faktörleri olarak ise; yine sigara, hava kirliliği ve radyasyon yerini almaktadır.
Kalınbarsak Kanseri
Kalınbarsak kanseri her yaşta görülebilmesine karşın, hastaların %90'ından fazlası, 40 yaş ve üzerindedirler. Bu yaştan itibaren her 10 yılda bir risk yaklaşık iki katına çıkar.
Ailesinde kalınbarsak kanseri veya kalınbarsak polibi bulunanlar ve ülseratif kolit hastalığı olanlarda ortaya çıkma riski artar.
Polipler ve kanserin erken aşamaları, genellikle belirti vermezler. Bu yüzden 40 yaşından itibaren Rektal Muayene, Sigmoidoskopi ve Dışkıda Gizli Kan Testi mutlaka yaptırılmalıdır.
Rektal muayene yani biz doktorların makattan parmakla yaptığı muayene ile, kalınbarsak poliplerinin %80 ve daha fazlasına tanı konulabilir.
Dışkıda Gizli Kan Testi, hiçbir belirti vermeyen ve sinsi sinsi kanama yapan poliplerin tanınmasında kullanılır.
Sigmoidoskopi de ise özel bir alet ile makattan rektum bölgesine girilir ve ışık kaynağı yardımıyla bu bölge ayrıntılı olarak incelenir.
Erken dönemde yakalanan kanserlerde iyileşme oranı %80-90 arasındadır.
Kalınbarsak kanserleri, selim tabiatlı polipler yani et parçaları şeklinde başlarlar ve zamanla bu polipler kanserleşirler.
Kalınbarsak kanserinin önlenmesi için, poliplerin kanserleşmeden tanınması ve cerrahi yöntemlerle çıkarılması gerekmektedir.
Kalınbarsak kanserinin en sık görülen belirtileri:
Makattan gelen kanama ve dışkılama alışkanlıklarının değişmesi (kabızlık veya ishal )
Karın ağrısı
Karında kitle ve
Kilo kaybı.
KANSER TARAMASI – CHECK-UP
Yaş ilerledikçe kanser görülme oranı artar. Özellikle 40 yaş üzerindeki herkes yılda bir kere kanser açısından kontrolden geçmelidir.
İşte bu amaçla sizlere tavsiye edebileceğim ve yapılacak tetkiklerin neler olduğunu da içeren, Kanser Tarama çeşitleri aşağıdadır.
Özel Kanser Taraması – Kadın
Muayene
Akciğer Grafisi
Abdominal Ultrasonografi
Meme Ultrasonografisi
TİT ( Tam İdrar Tetkiki )
CBC ( Tam Kan Tetkiki )
CEA ( Karsiyo Embriyojenik Antijen )
Ca 15-13
Vaginal Smear
Ca 125
Gastroskopi veya Rektoskopi
Dışkıda Gizli Kan Testi
HbsAg
AntiHbs
HCV
Özel Kanser Taraması – Erkek
Muayene
Akciğer Grafisi
Abdominal Ultrasonografi
CBC ( Tam Kan Tetkiki )
TİT ( Tam İdrar Tetkiki )
CEA ( Karsiyo Embriyojenik Antijen )
PSA ( Prostat Spesifik Antijen )
PAP ( Prostatik Asit Fosfataz )
Gastroskopi veya Rektoskopi
Dışkıda Gizli Kan Testi
HbsAg
AntiHbs
HCV
İleri Kanser Taraması
Biyopsi
CT
Bir şişlik veya anormal dokunun kanser olup olmadığının doğru bir şekilde anlaşılmasında tek yol biopsidir. Cerrah tarafından kitleden alınan parça mikroskop altında patolog tarafından değerlendirilir. Eğer biopsiniz (+) ise, alınan kitle veya anormal doku kanser hücresi ihtiva etmektedir ve tedaviye ihtiyacınız olacaktır. Kanserin yayılımı ve vucuttki tahribati için ise CT yani Bilgisayarlı Tomografi önerilmektedir.
Kanserden korkma, geç kalmaktan kork.
Kanser tedavi edilebilir bir hastalıktır.
Sizlere sağlıklı ve mutlu uzun yaşam dilerim.
Dostluk, sevgi ve saygılarımla.