Cem KEÇE - ANKARA
Cem KEÇE - İSTANBUL

Cinsel Mitler ve Vajinismus

Cinsel Mitler ve Vajinismus


Cinsel organlar denildiğinde hemen hemen herkesin aklına önce penis ve vajina gelir. Toplumda cinselliğin penis-vajina birleşmesinden ibaret olduğuna dair yaygın bir yanlış inanış vardır. Oysaki en büyük cinsel organımız beynimizdir, çünkü cinsellikten alınan haz tamamen duygularımız ve düşüncelerimizle bağlantılıdır. Cinsellikte penis ve vajina önemli oyunculardır ama bir filmi film yapan yönetmenidir. Dolayısıyla en önemli rol beynindir. Sağlıklı ve mutlu bir cinsellik için kişinin kafasının başka şeylerle meşgul olmaması gerekir. Eğer kişinin doğrudan cinsellikle ilgili olumsuz duygu ve düşünceleri varsa, cinsel ilişkiden haz alması zordur. Sadece vajinismusun değil neredeyse tüm cinsel işlev bozukluklarının temelinde kişinin kendisiyle, kendi bedeniyle, partneriyle ya da cinsellikle ilgili olumsuz duygu ve düşünceleri yatar. Örneğin, toplum tarafından erkeğin kafasına yerleştirilmiş erkeklik ve cinsel güçle ilgili “Penisin her zaman sert olması gerektiği, penisin sertliğinin erkekliğin simgesi olduğu, erkeğin her zaman cinsel ilişkiye hazır olması gerektiği” gibi olumsuz telkinler sertleşme sorununa neden olabilir. Benzer şekilde, kadının kendisi ve bedeniyle ilgili olumsuz düşünceleri ve cinsel ilişki sırasında kendini rahat bırakmaması, boşalamamasına veya orgazm olamamasına neden olabilir.

Cem KEÇE'ye Soru Sor

VAJİNA HAKKINDAKİ CİNSEL MİTLER...

Vajina hakkındaki olumsuz ve yanlış düşünceler vajnismusa yol açabilir. Vajinismus şikâyeti olan danışanlardan duyduğumuz genel endişe vajinanın dokunulmaz, gerilime dayanamayacak bir organ olduğudur“Vajina dış dünyaya karşı korunmalıdır”, “Vajina sterildir ve içine kirli hiçbir şey giremez”, “Benim vajinam asla bir erkeğin penisi için uygun değildir”, “Vajinam açık bir yara gibidir, benim ya da partnerimin tırnakları onu zedeleyebilir”, “İlişkiye girmek vajinamda yaralanmaya yol açar gibi ifadeler sık duyduğumuz olumsuz ve yanlış inanışlardır. Gerçek ise vajinanın cinsel birleşmeye uygun, dokunmak ve penisi kabul etmek için hazır olan bir organ olduğudur. Vajina steril değildir sadece temiz bir alandır. Hiç ilişki öncesinde penisin sterilize edildiğini duydunuz mu? Vajina ortalama işaret parmağı kadar, yani 8–10 cm uzunluğundadır. Vajinanın sonunda rahim ağzı bulunur ve cinsel ilişki sırasında sertleşmiş bir penisin hepsini içine alabilecek kadar esneme yeteneğine sahiptirVajina esneyebilen ve uzayabilen bir organdır. Danışanlarımdan biri, ilk kez başarılı bir cinsel birleşme yaşamadan vajina, kızlık zarı ve ilk cinsel birlikteliğe dair bilimsel verileri kabul etmekte zorlanmıştı ve şunları söylemişti: "Evet, insan yaşadıklarına daha çok inanma eğiliminde oluyor. Ben muhafazakâr bir evde yetiştim ve bekâretimi evliliğe sakladım. Bunun nedeni ailemin öğrettiği ‘Evlenmeden seks olmaz’ yaklaşımıydı. İlk kez adet gördüğüm zamanı hatırlıyorum. Kendimi neredeyse suçlu hissetmiştim. Evlendikten sonra ise cinsel ilişkiye girememenin ötesinde ne tampon kullanabilmiştim ne de jinekoloğuma muayene olabilmiştim. İlişkiye giremememiz benim ve eşim için büyük bir hayal kırıklığıydı. Kendimi ne kadar suçlu hissettiğimi anlatamam..."

YASAKLANAN CİNSELLİK...

Tabular, yanlış ve çarpıtılmış dinsel baskılar vajinismusun oluşmasında büyük rol oynar. Genellikle kadınların cinsellik ile ilgili çarpıtılmış inançlarını dinsel baskılar oluşturur. Ancaksanılanın aksine din cinselliği yasaklamaz, teşvik eder. Ama buna rağmen kültürel, dini ve ahlâkî farklılıklar ve cinsellikle ilgili yanlış anlaşılmalar vajinismusa neden olabilir. Cinsel ilişki, çiftlerin birbiri ile iletişim kurmalarına, birbirlerini tanımalarına ve kendi cinselliklerini keşfetmelerine olanak verir. Bu sayede çiftler cinsellik sırasında hoşlandıkları ya da hoşlanmadıkları noktaları öğrenirler. Ancak bu düşünce her kültürde kabul görmez. Cinsel ilişkide kadınların eşitliğini kabul etmeyen, beklentilerinin ve isteklerinin göz ardı edilmesine sebep olankültürel baskılar vajinismusun önemli nedenleri arasındadır. Seksin kötü, sadece erkeklere özel, her zaman acı verici bir deneyim olduğu ve seks sırasında ne olursa olsun zevk alır gibi davranılmaması gerektiği ya da erkeklerin sevişirken sadece kendilerini düşündükleri gibi inanışlar seks ile ilgili en sık duyulan yanlışlardır. Genç yaştaki kadınlar bu inanışları nedeniyle cinsellikten kaçmaya ve uzak durmaya başlarlar. Kadının cinselliğe hayır deme hakkının olmadığını düşünmesi, kötü, zorlanmış, çaresiz hissetmesine, kendini koruma refleksini harekete geçirmesine ve dolayısıyla vajinismusa sebep olabilir. İstenmemesine rağmen zoraki ilişkiye girmek hem duygusal baskıya hem de vajinanın kuruluğuna bağlı sürtünme ve ağrıya yol açabilir. Herhangi bir sebepten dolayı vajinal kuruluğu olan ve bununla nasıl başa çıkabileceğini bilmeyen kadınlarda cinsel ilişkiye karşı direnç yüzünden vajinismus ortaya çıkabilir.

CİNSEL İSTİSMAR...

Cinsel istismar, bir kadının hayatını son derece olumsuz etkileyen yıkıcı bir travmadır. Kadının başına bir kez gelse de ya da tüm çocukluğu boyunca buna maruz kalsa da cinsel istismar, vücuda ve zihne karşı yapılmış bir saldırıdırCinsel istismar doğrunun ve yanlışın anlaşılamadığı çocuk yaşlarda korku, güvensizlik, suçluk, utanç gibi duyguların ortaya çıkmasına sebep olabilir. Çocuk bu duygularla baş edebilmek için yapabileceği tek şeyi yapmaya çalışır ve vücuduyla ilgili tüm deneyimlerden kaçar, zihnini vücudu ile ilgili tüm düşüncelere kapatır. Bunun sonucu olarak da vajinismus ortaya çıkabilir. Tecavüz de cinsel istismar gibi kişinin özel alanına saldırı ve bir insanlık suçudur. Tecavüzde yaşanan yıkım çok daha büyük ve kalıcıdır. Tecavüz kurbanları vajinismusu tekrar güvenilir bir alan yaratmak için kullanırlar.


Etiketler


Yorumlar